Yelkenlimiz Doris ile Kaş seyri ve Meis ( Kastellorizo ) Adası

     Kekova Aperlai koyunda karada sabahlamış hissettirecek kadar kıpırtısız bir gecenin ardından 06.30’da uyandık.Bugün ayrı bir heyecanlıyız ilk kez kendi teknemizle (Mac Gregor 26X) yurtdışı çıkışı yapacağız. Hadi bakalım Meis’e seyir başlasın J

      Demir aldıktan sonra oldukça alçakgönüllü hava koşullarında motorla 6.5 Knot civarı yol almaya başladık. Kekova çıkışında Akar boğazından keyifle geçtik. Bu boğazı genelde kullanmıyorlar ama meltem kuvvetli eserse kuytuda kalınıyor dalga kalmıyor. Her şey yolunda gitti ve 3 saat sonra Kaş limanının karşısında bulunan Limanağzı kıyılarına ulaştık. Limanağzı günübirlik taksi teknelerle gidilip gelinebilen 3-4 plajı olan bir koy. Taksi tekneler limandan kalkıyor. Kaş’a gidenler bilir, kumsal veya çakıllı bir plajdan denize girecek yer merkezde pek yoktur, kayalardaki tahta platformlardan (beach ) atlarsınız soğuk sulara. Dipte denize karışan sular denizi soğutmuştur. Limanağzı ise tatlı kumsallarıyla ve görece sessizliği ile kayalıkları sevmeyen bünyelerin kaçış yeridir. Giderken sol tarafınızda kaya mezarlarını izleme şansı verir. Biraz soluklanmak için sevdiğimiz bir plajın iskelesine bordaladık ve kumun tadını çıkardık.20150712_193114

     Neyse fazla vakit harcamayalım, daha çıkış işlemlerimiz var malum. Kaş limanına demir atıp kıçtan kara bağlandık.IMG_20170703_095213

     Buzumuzu tazeledik (hemen limanda lahitin önünde buzcu var) ve yurt dışı çıkışı için daha önce görüştüğümüz Meis Express firmasına yürüdük. Bunun gibi başka bir feribot firması ile 20 dakikada Meis’e geçebilirsiniz. Biz Doris’le gitmek istiyoruz. Acente yanımızda Deniz Ticaret Odasından 35 TL ‘ye aldığımız transitlog’u 100 TL’ye doldurdu.  Sonra deniz polisine gittik ve işlemleri yaptırdık. Geçerli Shengen vizesi olması ve yurt dışı çıkış harçlarını yatırmak zorunlu tabii. Polis ile saat 13.45 de teknenin başında bulunmak üzere anlaştık. Çıkışlarda gerçekten çıkış yapılıyor mu diye gümrük ve polis memurları teknenin başına gelerek iplerinizi çözmenize bakıyorlar J Tabii o vakte kadar bunu bilmiyorduk. Sonra Liman Daire Başkanlığına gittik ve transitlogumuzu bilgisayara dilekçe vererek işlettik. Son olarak da gümrüğe gidip transitlogu onaylattık ve çıkış saatinde anlaştık. Uğurlamaya gelecekler ya. Kaş hatırası alalım.IMG_20170703_113029

     Bu arada kendi teknenizi nasıl yurtdışına çıkarabilirsiniz yazımız için:

 http://edamert.blogspot.com.tr/2017/08/turk-bayrakl-teknenin-yunanistana-cks.html#more

      Kaş limanının zemini çok kalabalık. İkinci denemede çıpayı çekebildik. Bize ait Besmi adasını geçince Yunan karasularına girmiş olduk, bayrağı çektik. Hafif kafadan esintiyle rotamızı Meis’in ana limanının yanındaki Mandraki koyuna çevirdik.  35dk içerisinde koya vardık. Burası oldukça küçük bir koy. Birkaç tekne alargada, lokal tekneler ise iskelede bağlıydı. 2-3m civarı demir attık. Dip balçık gibi oldukça iyi demir tutuyor. 21056236_10155245057384213_2383316572389610489_oIMG_4249  Burada bir Türk katamaranına el konulmuş ve kıçtan halatla kayalıklara bağlı bekletiliyordu. Duyduğumuza göre sahibinin geçerli pasaportu ve vizesi yokmuş. Bu nedenle 2 gün nezaret 2.000 Euro para cezası ve 1 hafta da Rodos’ta hapse gönderilmiş. Teknesini verirler mi hiç bilemiyorum. İşler çok ciddi yürüyor aman kaçak girmeyin 🙂  Yüzerken kocaman bir caretta izledik.IMG_4254 21167369_10155245057234213_8966746810589241861_o    Demir alıp ana limana giriş yaptık.IMG_20170703_154704

    Kastellorizo kasabası limanı ana liman. Kaş’tan bakanların gördüğü yer bu liman işte. Koya girer girmez bizi eliyle koluyla Athina restoranın sahibi Angelis çağırdı. Halatlarımızı aldı, biz de kıçtan kara restoranın önüne bağlandık. Limanın direk ortasındaki begonvilli taverna Athina.  Bu Angelis dayı çok akıllı. Her tarakta bezi var. Gelen teknelere el kol yapıyor, müşteriyi çekmek için caretta besliyor. Hemen masaların önünde temizlediği balıkları denize atıyor, carettalar da öğrenmiş bunu orada gezip duruyorlar.  E tabi biz de bu şirin canlıları görünce gevşiyoruz, hemen oturmak ve izlemek istiyoruz.IMG_20170703_180039

 IMG_20170704_122638

   Vakit kaybetmeden giriş işlemlerimizi halletmek için gümrüğe gittik. Gümrük memuru hanım bize 30 Euro’ya transitlog sattı. Transitlogu doldurmamıza yardımcı oldu; zaten İngilizce açıklamaları da var. Bu transitlog 2 sene geçerli oluyor ama çıkış yapınca da iptal oluyor. Sonra Deniz polisi gibi olan Coast Guard kısmına gittik Port Police deniyor. Buradaki polis de çok yardım severdi. Bize tayfa işleme evrağını (Crew List) 15 Euro’ya verdi ve doldurmamıza yardım etti. Burada önemli olan 300.000 Euro teminatlı 3. Şahıs tekne sigortasının olması, mutlaka bakıyorlar. Ben Anadolu Sigorta’dan yaptırmıştım Yunan adası çıkışı olacağını bildiriyorsunuz onlar da İngilizce sigorta kopyasını veriyorlar.  Sonra Liman ücretini hemen restoranın arkasındaki feribot bileti de satan acentaya ödedik (4.5Euro)  Son olarak da pasaport polisine pasaportlarımızı verip mühürlettikten sonra işlemler tamamlandı. 2 saate yakın sürdü ve 50 Euro civarı tuttu. İşlemler sırasında önünden sürekli geçip gittiğimiz sevimli yunus heykeli bize adeta enerji veriyordu.IMG_20170703_154024

  Hava sertleşeceği için burada iki gün kalacağız. Meis adası genelde es geçilen bir ada. Adanın küçüklüğünü herkes alay konusu etmeyi adet edinmiş. Bunu hiç anlayamıyoruz. Zira ada emin olun dolu dolu vakit geçirebileceğiniz, Yunan adası hissiyatını size verebilecek yegâne adalardan. Sevimliliği ise tartışılmaz. Tarihse tarih, doğal güzellikse doğal güzellik, hele o şirin evleri ve pırıl pırıl denizi. Geleneksel evleri koruma altında ve UNESCO Dünya Mirası kapsamında. Yıllar önce yeşil pasaportumuzu alır almaz soluğu ilk burada almıştık.19620396_10155622105107722_5533316192426570869_oDSC06469

     Meis ( Kastellorizo) ,On iki adalar (Dodecanese) arasında Yunanistan’a en uzak olan; fakat bize en yakın adalardan biri. Sadece 2,5 km. 1912 yılında Uşi antlaşmasıyla İtalyanlar’a geçen ada maalesef büyük zulümler görmüş İtalyanların elinden. Ada nüfusu 15.000 iken 2. Dünya Savaşında yağmalanması neticesinde terkedilmiş, günümüzde 300lere düşmüş. Yönetim olarak Rodos’a bağlı adanın amblemi bir kalbin üzerinde iç içe geçmiş haç ve çıpa .Bu inancı ve umudu sembolize ediyormuş. DSC06615     Günümüzde yapılan sık feribot seferleri, havalimanı ve turizm sayesinde toparlandığını görüyoruz. Üç yıl önce harap halde gördüğümüz Neo-Klasik evlerin çoğunun restore edildiğini, nüfusun Avustralya’dan dönen Meis kökenli ailelerin dönüşü ile kalabalıklaştığını gözlemliyoruz. Tabii kardeş şehir seçilen Kaş’tan yapılan evlilikler de buna katkı sağlamış.Su ve benzin dâhil her şey Rodos’tan geliyor. Bu bakımdan pahalı. Ancak sebze, meyve Kaş’tan. Halk arasında Megisti (en büyük manasında) diyorlar. Kasabadan şöyle kafanızı kaldırınca limanın sonunda kastroyu (kale) görürsünüz. St Jean Şövalyeleri kırmızı taşlardan ötürü buraya Kızıl Kale (Kastello Rosso) demişler. Meis’te çekilmiş ödüllü ‘ Mediterraneo ‘ filmi (1991) adaya gitmeden mutlaka izlenmeli. Romantik dram türündeki film ada tarihini ve tanık olduğu savaşı anlatıyor. Eh bu kadar genel bilgiden sonra adayı gezmeye başlayalım.DSC06490

     Kastellorizo kasabası, adanın tek yerleşim yeri ve ana limanı. Kordon boyunca oldukça canlı, kafeler ve tavernalar iştah kabartıyor. Hemen evlerin önünde yüzebilirsiniz, dileyen taksi teknelerle ada çevresindeki sahillere gidebilir. Kordonda ve arka sokağında fırın, market, banka gibi yerler mevcut. Dolaşırken serinlemek için sürekli Alpha alıp duruyoruz.1,5 Euro olunca dayanamadık J , tabii arada 2 Euro frappe (buzlu kahve)de bizi mutlu ediyor. Uygun fiyatlı balık restoranları arasında yürürken sizinle ilgilenen balıkçıya gidin. İyi bir ziyafet yapın ama nakit paranızı sakın unutmayın çünkü adada kredi kartı geçmiyor. Paranız yoksa limandaki ATM’den Euro çekebilirsiniz kendi kartınızla. Bazı yerler TL de kabul ediyor ama bir garantisi yok. Bu arada kordondaki kilisenin önündeki anıtın 1945 ‘te savaş sonrası Mısır’dan vatanlarına dönüş yaparken yanarak batan teknede ölen 497 kişinin anısına yapıldığını okuyoruz.DSC06605

      Sancak tarafına yürüdükçe kırmızı tepeli bir cami göreceksiniz. Kültür Bakanlığı 18.yy Osmanlı camisini Bizans kültür mirası ilan etmiş ve müze olmuş. DSC06607     Kordon sonuna gelince hemen tepemizde yer alan kastroya (kaleye) çıkmaya başlıyoruz. Beyaz merdivenlerden tırmanırken rengârenk güzel evlerin arasında hayallere dalıyor insan. Fazla yüksekte değil, mutlaka çıkın ve iki koya hâkim noktadan enfes manzaraya doyun. DSC06463DSC06527DSC06523Yukarda yer alan Kale Müzesi, konaki yani konaktan bozma, aslen Osmanlı karargâhı imiş. Hem etnoğrafya hem arkeoloji müzesi olarak gezilmeli. Adanın koruyucu azizi George betimlemelerinin yanı sıra halk kahramanı Madam Despina’nın fotoğrafını da gördük. Bu hanım vatanseverliği ile adada tek başına uzun yıllar kalıp, Yunan bayrağını dalgalandırmış. Tepede yine kasabaya bakar konumda Aziz Nicholas Kilisesi bulunuyor.DSC06484DSC06506

    Şöyle kaleden kısa bir yürüyüşten sonra karşınıza Mandraki koyu çıkar. Burası adada yüzme için ve küçük balıkçıların bağlamak için  kullandığı şirin bir yer. Tavernası da var. Ortalık bomboş. Biz de yüzme molası verip, ıssızlığın ve sessizliğin tadını çıkarıyoruz. En uçta Saint George plajı bulunuyor.DSC09631

     Hiç çekinmeden daracık yollara merdivenlere vurun kendinizi. Evlerinin önünde toplanıp sohbet etmeye bayılan adalılara geçerken mutlaka selam verin. Kalimera (iyi günler), Kalispera ( iyi akşamlar) ya da Yasas diyerek selam verirseniz hemen gülümsemeye başlıyorlar, hoşlarına gidiyor. Ana limana geçerken tepede restorasyonda olan Aziz George Kilisesini göreceksiniz. Kilisenin bulunduğu meydanda Madam Despina’nın büstü ve yanında mavi beyaz Aziz Konstantinos ve Helen Katedrali var. Katedralin sütunları bizim Patara’daki Apollon Tapınağından getirilmiş.DSC06549 Katedralin yanında sarı boyalı Santrapeia Okulu var. DSC06543Evlere, begonvillere, ille de ada sokaklarına yakışan kedilere baka baka geri döndük. Limanın sırtını dayadığı dağda bulunan Paleokastro (Dor akropolisi)ve yanındaki kiliselere giden güzel bir patika var; ama öyle yorulduk ki başka zamana erteledik. Dedim ya gezmesini bilene bu ada hiç de küçük değil.DSC06573

    Taverna Athina’da caretta manzaralı bir akşam yemeği yorgunluğumuza iyi geldi. Nefis kalamar, ahtapot ve barbun.Herşey 10ar Euro diyor Angelis . Yanında da Alpha birası. Limandaki esinti hoştu gecemiz serindi.IMG_20170703_173234

 

    Sabah acelemiz olmadığı için 10.00’a kadar misler gibi uyuduk. Bugünü siesta günü ilan ettik. Yarın 40Nm civarı Kaş-Fethiye Gemiler Adası seyrine çıkacağız, iyice dinlenelim. Aldık kahvemizi kitabımızı doğru Mandraki koyuna. Huzurlu ortamda yüzdük, uyuduk. Taksi tekneler fok yuvası Mavi Mağara (Perasta )ya götürüyordu. Işık oyunları ve damlataşları pek güzelmiş. Fakat ne ben ne Mert rahatını bozup gitmek istemedi. Galiba tembelliğin tadına varmıştık 🙂 Akşamüstü Steki isimli yerde gyros-pita yedik. Pide içinde cacıki, patates kızartması ile döner benzeri bir fast food. Biz bayılıyoruz buna. Teknemiz Doris’e binerken Angelis sesleniyor, ‘Akşama Greek night var, kaçırmayın!’ , yerimizi ayır diyoruz. O günü ve güzeller güzeli Meis turunu sirtaki, zeybekiko ve horonlar eşliğinde kapatıyoruz.IMG_20170704_200558

 

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account