Tuna’nın İncisi Budapeşte

Hani her mevsim güzel olan şehirler vardır ya işte onlardan biri Tuna’nın ayırdığı Buda ve Peşte… Orta Avrupa’nın Berlin’den sonraki en büyük şehri olan Budapeşte; tarihiyle, mimarisiyle, hareketli gece hayatıyla ve ekonomik olması nedeniyle en cazip şehirlerden. Hem baharını hem de karlı kışını görme şansı bulduğum bu güzel şehir; köprüler, yüzyıllık kafeler, leziz şaraplar, barlar, müzeler, şık restoranlar ve muhteşem kaplıcalarla çevrili, ayrıca bize bir hafta sonu kaçamağı kadar yakın! Budapeşte’de neler yapabilirim diyorsanız, işte size gezinizi güzelleştirecek, ‘yapmadan dönmeyin’ diyeceğim tavsiyeler.

Citadella’dan Bakıp Şehre Âşık Olun: Bir şehirle tanışmanın en güzel şekli, en yüksek noktasından onu seyretmek ve sonrasında sokaklarında kaybolmaktır. Citadella’ya çıktığınızda Tuna Nehri’nin birbirinden güzel köprülerin altından süzülmesine ve Parlamento Binası’nın görkemine tanık olup etkilenmemeniz mümkün değil. Eğer mevsim kışsa bu görüntüye, nehir üzerinde akan kocaman buz parçaları, baharsa da yeşilin binbir tonu eşlik ediyor.

20170112_152822

 Kale Bölgesi’nin Tarihinde Kaybolun: 1987’den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olan Kale Bölgesi, Arnavut kaldırımlı sokakları, surları, tarihî evleri ve kafeleriyle Buda tarafının gözbebeği. Bahçesinde tarihî bir füniküler bulunan Kraliyet Sarayı, masalsı Balıkçı Tabyası ve Matthias Kilisesi gezilecek en güzel yerleri. Bölgeyi gezerken kahve ve pasta keyfi için, 1827 yılından beri harika tatlarla varlığını koruyan Ruszwurm Cafe’ye mutlaka gidin. Küçücük bir giriş ve küçük bir odadan oluşan bu şirin kafe; tarihi, tatları ve yerel giysili çalışanlarıyla görülmeye değer. Kale bölgesine çıkarken ya da dönüşte fünikülerle kısa ama keyifli bir yolculuk yapabilirsiniz. Tarihî bölgeye tarihin içinde yolculuk!

20170114_111013

Zincirli Köprü Üzerinden Tuna’ya Hayran Kalın: Buda ve Peşte’yi birbirine bağlayan köprülerin en güzeli olan Zincirli Köprü üzerinde bir gece yürüyüp ışıl ışıl şehri seyretmeden ve tekne turu yapmadan dönmeyin. İşte o an anlıyorsunuz bu şehrin neden dünyanın en iyi aydınlatılan şehirleri listesinde olduğunu!

20170112_190829

Gerbeaud Cafe’nin Çikolatalarını Tadın: 1858 yılında açılan kafe, içeri girer girmez sadeliği ve şıklığıyla etkiliyor, birbirinden güzel çikolataları ise daha masaya oturmadan baştan çıkarıyor sizi. Masalardan birine oturup kahvenin ve nefis pastaların tatlarında kaybolabilirsiniz.

Screenshot_2017-05-09-15-35-17-1

 Aziz Stephen Bazalikası’nın Tepesinden Şehri Seyredin: Budapeşte’deki en görkemli yapılardan birinin ve aynı zamanda şehrin en büyük kilisesinin tepesinde olmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Screenshot_2017-05-09-15-17-38-1

Szimple Kert’te Ruin Bar Tarzıyla Tanışın: İki katlı, avlulu bir bina düşünün. Her odasında minik bir bar, üst orta kısımda DJ çalıyor, duvarlarda bisikletler ve tablolar, tavandan sarkan koltuklar, cansız mankenler, bahçe kısmında içinde oturup bir şeyler içebileceğiniz bir araba ve daha neler… Tüm bu güzellikler, ruin barların en iyilerinden hatta en iyisi yapmış Szimple Kerti. Peki, nedir bu ruin yani harabe bar? Komünizm sonrası, insanların yaratıcıklarını ellerindeki imkânlarla ortaya koymaları sonucu bu yaratıcı, renkli, keyifli, eğlenceli ve sanatsal yerler oluşmuş. Szimple Kert dışında, Instant ve Fogashaz da görülmeye değer.

IMG-20170116-WA0132

 Parlamento Binası’nı Keşfedin: Budapeşte’nin en önemli simgelerinden olan, gündüz görkemiyle gece de ışıl ışıl görüntüsüyle büyüleyen bu muhteşem binayı, sitesinden ya da oradaki gişeden alacağınız biletle 45 dakikada gezebilirsiniz. Ana giriş, ana salon, lobi ve kraliyet tacını gördükten sonra anlıyorsunuz ki görkemli binanın içi de en az dışı kadar çarpıcı! Dışarı çıktığınızda tam nehir kenarında, 2. Dünya Savaşı sonrası öldürülen Yahudiler için yapılan Yahudi Ayakkabıları Anıtı’nı görebilirsiniz.

20170113_102027

New York Cafe’nin Işıltısıyla Kendinizden Geçin: Daha adım atar atmaz ihtişamıyla insanı büyüleyen bu kafe için tek cümle, görmeden ölmeyin! Tavanların ve duvarların süslemeleri, kabartmalar, heykeller ve göz kamaştırıcı avizelerin ışıltısıyla büyülenince New York Cafe’ye ‘dünyanın en iyi kafesi’ sloganını fazlasıyla yakıştırıyorsunuz zaten. Gulaş çorbası, elmalı turta ve çikolatalı pastaları tavsiye edebileceğim muhteşem lezzetler. Oradaki misafirliğiniz boyunca size, kimi zaman keyifli bir piyano kimi zaman da sempatik bir grubun çaldığı Çigan müziği eşlik ediyor. Tatlarıyla, müzikleriyle ama en çok da ihtişamıyla unutulmayacak bir yer New York Cafe

Screenshot_2017-05-09-15-42-41-2

Macaristan Devlet Opera Binası’nda Zamanda Yolculuk Yapın: 1884 yılında açılan ve dünyanın en güzel opera binalarından biri olan yapı, görkemli freskleri ve üç ton ağırlığındaki avizesiyle tüm ihtişamını koruyor. Siz de Kraliçe Sisi’nin operadaki locasını görmek istemez misiniz? Bunun için opera izleyebilir ya da binadaki gişeden alabileceğiniz bir biletle 45 dakika süren keyifli gibi bir tur yapabilirsiniz. Büyülenmiş bir şekilde çıktığınızda hemen sağa dönüp yine Budapeşte’nin en eskilerinden Callas Cafe’nin tatlarına bırakın kendinizi. Hem yemekleri hem de tatlılarıyla çok mutlu olabilirsiniz!

Screenshot_2017-05-09-15-47-26-1

Kahramanlar Meydanı’nı Görmeden Dönmeyin: Şehrin simgelerinden biri olan meydanı gezip hemen arkasındaki köprüden, günümüzde Tarım Müzesi olarak hizmet veren Vajdahunyad Kalesi’ne geçebilirsiniz. Konumu ve mimarisiyle masallardan fırlamış gibi duran kalenin yanındaki gölet kışın buz tuttuğu için üzerinde keyifle kayan yediden yetmişe bir sürü insan görebilir, hatta zamanınız varsa onlara katılabilirsiniz. Yazın da aynı gölet sandal sefalarıyla renklendiriyor çevresini.

20170114_134555

Szechenyi Kaplıcası’nda Kendinizi Şımartın: Kaplıcalar şehrinde bu keyiften mahrum kalmayın, hem bedeniniz hem de ruhunuz ufak bir şımarıklığı hak ediyor. Birçok seçeneğin arasından tavsiyem, 1913 yılından beri hizmet veren ve Avrupa’nın en büyük tıbbî hamamı denilen Szechenyi Kaplıcası’nda, tarihin içinde açık havayı solumanız! Farklı bilet seçenekleri arasından dolaplı ve kabinli olanı tercih edip verdikleri bilekliği okutarak içeri girebilirsiniz. Kapalı ve açık havuzları olan tesisten her mevsim keyif almak mümkün, fakat mevsim kışsa, karlı bir Budapeşte gününde sımsıcak suyun içinde olmak muh‑te‑şem! İşte bu an, unutamayacaklarınız arasında hemen yerini alıyor. Her gün 06.00‑22.00 saatleri arasında açık olan Szechenyi, gece havuz keyfi yaşattığı gibi, hafta sonları da çılgın havuz partilerine ev sahipliği yapıyor!

20170114_143921

Büyük Market’te Alışverişin Keyfini Yaşayın: Şehrin ünlü Andrassy ve Vaci caddelerinden sonra, taze meyve‑sebze, hediyelik eşya, şarküteri gibi geniş yelpazesi olan üstü kapalı bu pazar yerinde de alışverişin tadını çıkarabilirsiniz. Şehrin en popüler alışveriş noktasında, Macar kültürüyle iç içe keyifli zaman geçirebilir, bir şeyler atıştırabilir, magnet, salam, kırmızıbiber ve şarap alışverişi yapabilirsiniz. Burada yemek yemediyseniz çıkışta kendinizi, For Sale’in kocaman porsiyonları ve lezzetli biralarına teslim edebilirsiniz. Yerlerin fıstık kabuklarıyla ve duvarların müşterilerin yazdığı notlarla dolu olduğu çok keyifli bir mekân For Sale.

Sziget Festivali’nde Coşun: Ağustos ayında, Tuna Nehri üzerindeki Obudai adasında yapılan müzik festivali, tüm dünyadan insanların akın ettiği bir karnavala dönüyormuş, işte Budapeşte’ye gitmek için muhteşem bir sebep daha!

 

 

 

2 Yorum
  1. Zeliha Söğütlü 3 sene önce

    Emeğinize sağlık tam bir kılavuz oldu benim için.

  2. Yazar
    Leylekhavadaa 3 sene önce

    Çok sevindim:)

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account