Tarihi Yeldeğirmeni Mahallesi’nin yeni gezgini: Wanderlust Café

Tüm sokaklar denize çıkar Kadıköy’de.Yeldeğirmeni ise nadide mahallelerinden biridir.Bugün size sımsıcak bir mahalle hikayesi anlatacağım,ona çok yakışacak bir şarkı seçtim,dinlerken okuyunuz..

https://www.youtube.com/watch?v=7oFuZ6b1ZVE

Hava yavaş yavaş kararmaya başladığında denizi ardımda bırakarak, sahilden Yeldeğirmeni’ne doğru yürüyerek çıktım.Güneş,mahallenin eski binalarına son kez vuruyordu bugün için.Fonda martı çığlıkları bir de vapur düdüğü..Gözünüzde canlandı mı mahallenin resmi?

Yeldeğirmeni Mahallesi, adını Osmanlı saraylarının un ihtiyacını karşılayan değirmenlerden alıyor.Sultan I. Abdülhamit, semte dört adet yel değirmeni yaptırmış. Ancak bu yel değirmenlerinden hiçbiri maalesef günümüze ulaşamamış. Yeldeğirmeni’nin Kadıköy’ün en tarihi yerlerinden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.Bununla beraber mahallenin mimarisi oldukça ilgi çekici ve nadir. Gerçek isimleri Kehribardji, Menase, Celal Muhtar, Demirciyan, Sünget ve Valpreda Apartmanları İstanbul’un ilk apartmanları olması özelliğini taşıyorlar. Yüksek tavanlı,ihtişamlı ve insanı kendine hayran bırakan binalar onlar.İnsan sokaklarından geçerken nasıl hatıraları olduğunu düşünmeden edemiyor doğrusu…

En görkemli apartmanlardan biri,Levi Kehribarcı’nın yaptırmış olduğu Valpreda Apartmanı. Haydarpaşa Garı’nın yapımında çalışan İtalyan mühendis ve işçiler burada kaldığı için Valpreda, İtalyan Apartmanı olarak da biliniyor. Dışındaki görkemli süslemeleri ve yüksek tavanıyla gören herkesi cezbeden bina,ilk günkü haliyle durmasına rağmen, kentin en güzel yapılarından biri.

Eski ismi ile St. Euphemie Ortaokulu, şimdiki ismiyle Kemal Atatürk Anadolu Lisesi binası ve bugünlerde Yeldeğirmeni Sanat adını almış, vitray camlarından dışarı caz melodileri yansıyan Notre Dame du Rosaire Kilisesi mahallenin diğer muazzam binalarından. Notre Dame du Rosaire Kilisesi’nde sık sık konser etkinlikleri yapılıyor,Kadıköy Belediyesi’nin sitesinden takip etmenizi mutlaka öneririm.

2012’den beri her yıl duvarları renklendiren Mural İstanbul Festivali’yle bir açık hava müzesi sayılan Yeldeğirmeni, aynı zamanda birçok sanat stüdyosu,galeri ve tasarım atölyesine de ev sahipliği yapıyor.Özellikle Evrencan Gündüz’ün de konserler verdiği Hangart’ı takip etmenizi öneririm.

Bu yıllarda hala sokakta oynayan çocukları var Yeldeğirmeni’nin. Karakolhane Caddesi üstündeki Yeldeğirmeni Ekmek Fırını’nından sokaklara günün her saati yükselen simit kokuları var.Tam karşısında ise Wanderlust Cafe!

Yeni açılan Wanderlust, isminde taşıdığı seyahat etme tutkusunu mekana da yansıtıyor.Pasaport görünümlü menüleri,dünyanın dört bir yanından alınmış uçak biletleri,dünya haritaları,vize damgaları,havalimanı tabelaları ile bize ‘ver elini gidelim buralardan’ diyor adeta.

Mekan iki katlı ve bahçeli.Yaz aylarında bahçesinde uzun uzun zaman geçirmek için sabırsızlansam da,şuan üst kattaki çalışma mekanı ilgimi çekiyor. Uzun saatler çalışılabilecek,sakin,güzel aydınlatılmış ferah mekanlardan oluşuyor Wanderlust.Balkonları ve iç mekan oldukça güzel ısınıyor,kış ayları için içiniz rahat olsun😊

Bal ile servis edilen tatlıları,kavanoz pastaları,balkabaklı cheesecakeleri ile tatlı krizlerine birebir.Ayrıca oldukça fazla çeşitte çekirdek kahve bulunduruyorlar.Her gün farklı bir çeşit demliyorlar,mutlaka sorun, konuşun, öğrenin.

Sadece kendilerine özgü sıcak ve soğuk içecekler de var menüde,macera arayanlar için öneririm😊

Şehrin tam merkezinde,daha önce keşfetmediğiniz değişik bir mahallede, tarihle iç içe bir gün geçirmek isterseniz, alın fotoğraf makinanızı yanınıza Yeldeğirmeni’ne gelin. En sonunda bir fincan güzel demlenmiş kahve,leziz bir tatlı ile günü bitirin.Söylesenize yaşamak başka nedir ki?

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account