Slovenya’da Gezilecek Yerler

Slovenya Gezilecek Yerler

Tekrardan merhaba,Bu yazımda ise 1 sene Erasmus yaptığım Slovenya’daki gezilesi ve görülesi yerleri anlatmaya çalışacağım. Öncelikle bilmenizi isterim ki Slovenya Alp Sıra Dağları’nın güneyinde bulunan yemyeşil bir ülke. Kuzeyin Avusturya, güneyinde Hırvatistan, doğusunda Macaristan, batısında İtalya bulunuyor.  Bilinenin aksine Slovenya kuzeyde bulunmuyor, üstelik Akdeniz’e kıyısı bile var. Yugoslavya’dan ayrılan ülkelerden en gelişmişi olan Slovenya, Erasmus yaptığım 2015/2016 senesinde Avrupa’nın en yeşil başkenti seçildi. Kutlamaları bile yapıldı. Neyse, şimdi gelelim konumuza.  Tabi ki, gezilebilecek yerler sadece buralarla sınırlı değil. Slovenya’nın doğal güzellikleri saymakla bitmez. Başkentinden giriş yapalım:
LJUBLJANA

Ljubjana, Ljubljanski nehri olsun, kalesi olsun, insanları olsun çok güzel ve özel bir yer. Şehir olabildiğince sakin, huzur dolu… Nehir kenarındaki kafelerde şarap ya da kahve içmek,  sokaklarında sokaklarında boş boş dolaşmak, yeşilin çeşit çeşit tonlarına dalıp kafa dinlemek istiyorsanız tam da size göre!
<1) Ljubljana Kalesi

Ljubljana Kalesi

Kale, şehrin güneyinde kalıyor ve güzel bir Ljubljana manzarası için çıkılması gerekiyor. Kaleyi Osmanlı kuşatmış fakat ele geçirememiştir. Yandaki resim kalenin içini gösteriyor. Kuleye çıkmak için ödemeniz gereken tutar: 8€. Ben çıkmaya gerek duymadım. Kalenin çevresi yeşilliğiyle ve eğer sonbaharda giderseniz yerlere düşen kestaneleriyle ilginizi çekebilir. Slovenya’nın geneline kıyaslarsak en az yeşil olan yer başkent Ljubljana’dır.

 

Dragon Bridge

3) Dragon Bridge

Önce şehir merkezindeki Triple Bridge (üçlü köprü) gezin. Sonra nehir boyunca yürüyün.

Nehir boyunca yürüdüğünüzde görebilirsniz. Ejderha Ljubljana’nın sembolü. Bu yüzden ona itafen bir de köprüsü bulunuyor.

2) Tivoli Parkı

Tivoli Parkı

Bu park Kopenhag’taki Tivoli’yle karıştırılmasın. Burası, oradaki parkın bir parçası diyebiliriz. İnsanların koşu yapmak, köpeklerini gezdirmek, frizbi oynamak, piknik yapmak için kullanılan bu yemyeşil park, basketbol ve futbol sahası da içeriyor. Hatta parkın daha iç kesimlerine giderseniz dağ çilekleri bulmak mümkün(Tadına baktım ama pek bir tadı yok). Yürüyüş yapmanızı ve neredeyse her zaman olan parkın içindeki resim sergisini ziyaret etmenizi öneririm. Orada yaşarken havanın güzel olduğu zamanlar sık sık gider basket oynardım.

Smarna Gora

3) Smarna Gora

Burası, Slovenya’ya 20 dakikalık otobüs mesafesinde bulunan, Ljubljana manzarasını bir başka izleyebileceğiniz bir dağ. Ulaşım için Tivoli – Podgora durağından 8 numaralı otobüse binerek Tacen köyünde iniyoruz. İndikten sonra 30 saatlik bir doğa yürüyüşü bizleri bekliyor. Kahvenizi zirve manzarasıyla içebilirsiniz. Afiyet olsun.

BLED

Bled
Dünyada görülmesi gereken yerlerden bir tanesi ise tartışmasız Bled Gölü’dür. Doğası, sadeliği, huzuruyla içinizi ısıtan Bled’e Ljubljana’dan otobüsle ya da Slovenler’in Bla bla car’ı yani Prevoz ile ulaşabilirsiniz. Otobüs için buraya, Blablacar için buraya tıklayabilirsiniz. Prevoz ile 2-3€, otobüs ile 6€ tutuyor. Şimdi gelelim Bled’te ne yapılıra. Öncelikle gölün etrafını yürüyerek dolaşın, dolaşırken kuğulara, ördeklere, yeşilin her tonuna, Alp Dağlarına, temiz havaya, patika yollara,balıkçılara benden selam söyleyin. Yürürken kestane alabilirsiniz. Tadı İstanbul’daki gibi tatsız değil. Bled Gölü’nü bu kadar ünlü yapan şeylerden bir tanesi de ortasındaki adacık ve bu adacıkta bulunan kilisedir. Adaya gitmenin 3 yolu var: Dolmuş gibi çalışan tekneler(6€), 4 kişilik olan gondollardan kiralayarak kol gücünüzle(önerilir-15€), Yaz aylarında yüzerek(kesinlikle önerilir-0€). Bled’in tepesinde bulunan kaleye çıkmak isterseniz ücret: 8€. Ben lüzum görmedim. Göl kenarındaki restoranlarda şarap eşliğinde güzel bir akşam yemeği ile gün batışını izlemek daha cazipti.

Bohinj

Bohinj

Bled’ten sonra yarım saat süren bir yolculukla Bohinj(Bohini)’iye ulaşabilirsiniz. Bled size turistik gelebilir ki biraz öyle. Bu yüzden Bohinj daha sakin. Yaknında Bled’teki gibi pek büyük otel de yok. Bled’te yürüdüğünüz gibi burada da gölün çevresini gezebilirsiniz. Yeşilin içinde göl manzarasıyla sizi cezbedecek. Bohinj Gölü’nün yanında bulunan dağdan ise yamaç paraşütü yapılabiliyor. Bir Ölüdeniz manzarası ve yüksekliği olmasa da, yine de yapmaya değer. Ölüdeniz’deki paraşütçülerden buraya gelip atlayanları mevcut.

ALP DAĞLARI

Burası tüm dünyada görülmesi gereken yerlerden bir tanesi. Havasının temizliğiyle ciğerleriniz bayram edecek. Tüm Slovenya ayaklarınız altında. Herhangi bir nehirdeki suyu içebilirsiniz çünkü bu kar suyu. Slovenya genelindeki şebeke suları bu dağlardan gelmekte. Tadı da oldukça güzel. Maalesef Julian Alplerine giden bir otobüs bulunmuyor. Araba kiralayabilirsiniz. Araba kiralamak için en uygun site: http://www.atet.si/en

Eğer araba kiralarsanız bu muhteşem yeri de görme şansınız var: Vintgar.

Alp dağlarının eteğinde bulunan bu yer tam bir doğa harikası. Eğer arabanız yoksa Bled’ten otobüsle geçebilirsiniz. Biz, ailem beni ziyarete geldiğinde araba kiralayıp gitmiştik. Çok beğendik, şiddetle tavsiye ediyoruz. Radovna nehri boyunca yürüyeceğiniz bu parkurda, çeşit çeşit bitki ve balık türleri sizleri bekliyor. Yürüyüşü bitirdiğinizde bir daha yürümek isteyeceksiniz. Parkurun sonunda gürül gürül akan nehrin yaptığı fon müziği eşliğinde  kahve içebilirsiniz.

Vintgar Giriş Ücret: Yetişkin 4€, Öğrenci 3€.

PİRAN

Piran, Roma döneminden kalma şirin mi şirin bir sahil kasabası. Onlar ne kadar ilçe deselerde burası bir kasaba. Akdeniz’e kıyısı olan Piran, tarihi olarak Slovenya’nın en eski kentlerinden. Şehirde kale ve katedral bulunuyor. Kaleyi gezmek isterseniz ücretli: 6€. Ama Katedrale girmek ücretsiz. Size tavsiyem katedrale çıkın ve o güzelim Akdeniz manzarasını seyredin. Katedrale çıkıp güneye baktığınızda karşınıza çıkan manzara üç bölümden oluşuyor: Sağ kısım Trieste/İtalya, Sol kısım Hırvatistan ve bulunduğunuz yer Slovenya. Yani aynı anda 3 ülkeyi de görebilirsiniz. Biz 5 arkadaş gitmiştik, daha doğrusu onlar arkadaşmış ben sonradan katıldım aralarına. Olay da şöyle oldu. Aralarında biri Erasmus Ljubljana sayfasında bir sonraki gün Piran’a gitmek istediklerini ve arabalarında bir kişilik boş yer olduğunu yazmış. Ben de zaten Piran’a gitmek istiyordum ve katıldım. Çok da iyi anlaştık. İki arkadaşımla hala konuşuruz. Neyse, o gün arabayla önce Portoroz’a sonra Piran’a gittik. Portoroz da diğer kenti ama Piran kadar tarihi değil. Portoroz’da sahil turu yaptıktan sonra Piran’a geçtik. Şehrin eski evleri, denizi ve 3 ülke manzarası görülesi. Öğle yemeği olarak öğrenci kuponlarımızı kullandık. Sahilde olan her hangi bir restorana geçip yiyebilirsiniz. Fiyatı İtalya’ya göre daha uygun. Ekim ayının son günleriydi. Ljubljana’ya dönmeden önce, sağlıklı ve dirençli olmak ve kışa hazır girmek adına denize girdik. Güzel günlerden bir tanesiydi.

POSTOJNA

Postojna, Ljubljana’ya araba ile yarım saat mesafede bulunan bir şehir. Ünü mağaradan gelmekte. Karst türünün Avrupadaki en iyi örneğiymiş. Müzeye giriş inanılmaz pahalı olduğu için ben girmedim. Antalya’daki mağaraları gezdiğim için çok da farklı olmayacağını düşündüm.

obacanagi.blogspot.com

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account