Rüya Şehir Annecy

4 gün için planladığımız Cenevre seyahatinin üçüncü günü, bir Cumartesi günü Annecy ile yollarımız kesişti. Doyamadım, yarım kaldı belki ama orada geçirdiğim saatlerin tadını bugüne dek yaptığım seyahatlerimin hiçbirine değişmem. Kendimi bir rüya platosu içinde sandım.

Sanırsam Fransa’nın İsviçre sınırına en yakın bölgesi; küçük bir şehir, hatta bir kasaba…

Fransa ve Avrupa’nın önemli kayak merkezlerinin dibindeki Albertville şehri ile yakın ve muhteşem bir göl etrafında kurulu…Manzara tam olarak kartpostal görünümü veriyor. Herşey o kadar güzel ve bir uyum içerisindeki insan kendini çok huzurlu hissediyor.

Seyahati planlarken bu şehir hakkında okuduklarım ve fotoğrafların çok üstünde bir görüntü ile karşılaştım. Fransa’nın İsviçre sınırına yaklaşık 40 km mesafesindeki Annecy için otelimizin karşısındaki bir tur şirketi ile anlaştık ve otobüs ile yola çıktık, kovalardan boşalırcasına yağan yağmurlu bir sabah…Yol boyunca bir sıkıntı, bir hüzün, aylardır hayalini kurduğum şehrin fotoğraflarını çekmek, o güzelliklerin içinde poz vermek istediğimce mümkün olamayacak diye dertlendim durdum, içten içe…

Cenevre otobüs garından 35 dakika sonra Annecy’ye ayak bastık, yağmur devam ediyor, gölün etrafına toplandık tur rehberimiz ile…Duyamıyorum, dinleyemiyorum. Karşınıza çıkan ilk manzara yeşilin ve kızılın her tonu ile bütünleşmiş ağaçlar, başında dumanları tüten dağlar, mavi ve yeşilin tüm uyumu ile kuğuları içinde barındıran harika bir göl ve huzur içinde yürüyüş yapan, köpeklerini gezdiren insanlar…Dayanamadım, hemen dağları arkama aldığım bir selfie çektim.

2 Türk, 6 İspanyol, 2 Kübalı ve İsviçreli rehberimiz ile şehre girdik; kovalardan boşalırcasına yağan yağmur bir anda durdu ve beni çok mutlu etti. Şehrin girişini Le Palais de i’isle ile açtık, Annecy deyince ilk akla gelen fotoğrafların çekildiği yer, kimbilir kaç poz verdik.

Kasım ayında gitmemize rağmen, pencerelerden sarkan uzun, renkli çiçekler ve o rengarenk evler beni gerçekten çok etkiledi. Her köşeyi döndüğüm anda ayrı bir güzellik ile karşılaştım ve galiba her adımımı fotoğrafladım. Arnavut kaldırımlı, kızıl sarmaşıklı evlerin bulunduğu yokuştan çıkarak Chateau d’Annecy’e vardık ve evlerin sadece çatılarının görülebildiği manzara ile karşılaştık. O kadar romantik, o kadar masalsı ki…kelimelerle anlatmak zorlaşıyor, sadece orada o anı yaşamak lazım.

Tüm o aşık olunası sokakları dolaştım, tüm revakların altından geçtim, her dükkanın içine girdim, insanları hissetmeye çalıştım, şehrin görülmeye değer dokuda kapılarının hepsini fotoğrafladım. Harika ekmek ve bisküviler yapan bir mekan buldum; Les Délices…vitrininden kendimi alamadım, ekmeklerin üzerine şapkalı avizeler ile ışıklandırma yapılmış, inanamadım. Yılbaşı hazırlıkları için seramik objeler yapan bir mekan buldum, Le Tetras; izledim, izledim…Fransızların asla yapma çiçek kullanmadıklarını, bu mevsimde nasıl bu kadar canlı büyüyebildiklerini anlayamasamda şehrin her yerindeki çiçeklerin gerçek olduğunu öğrendim ve her çiçeğin önünde poz verdim.

Annecy’deki tüm köprülerin üstü her daim fotoğraf çektiren bir kalabalık ile dolu, tabi bende onlardan biriydim. En büyük hayalim o köprülerin yanındaki cafelerden birinde oturup kahvemle keyif yapmaktı. Karşıma çıkan ilk mekanda kahvemi yudumladım -hala tadı damağımda, ne kadar huzurlu ve mutlu olduğumu hissetmeye çalıştım, müthiş bir mekandı; Le Bar du Pont Morens…Küçük pasta ve kruvasanları çok meşhur, özellikle pastalar için seçim yapmakta zorlanıyor insan ama tabiki denedim, işini severek yapan insanlarla tanıştım. Çok lezzetliydi, pasta sizin işiniz güzel insanlar; Be Péché Mignon Patisseriee…

Siz hiç penceresine tüylü oyuncak hayvanları, odunlar ve kar tanecikleri ile yerleştirip, onları kırmızı kareli perdelerin altında barındıran bir restaurant gördünüz mü? Ben gördüm Annecy’de…ve camlara yapıştım.

Ekim ayında Retour Des Alpages festivali varmış, öyle okumuştum, kaçırdım…Heidi bile geliyormuş.

İşte o kadar sürprizlerle dolu bir şehir…

Rüya Şehir Annecy

Bekle beni Annecy tekrar geleceğim…

 

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account