Rotterdam

Hollanda’nın güneybatısında bulunan ve Amsterdam’dan sonraki ikinci büyük şehri olan Rotterdam, Avrupa’nın en büyük limanını bünyesinde barındırıyor ve dünyanın dört bir yanından getirilen kargoların kıtaya kuzeyden giriş noktasını oluşturuyor.

20151231_154655

Bir şehir düşünün sloganı: Mücadele ederek daha güçlü olmak…

Neden mi böyle bir slogana ihtiyacı var? Çünkü savaşta yerle bir olmuş. II. Dünya Savaşı sırasında, Hollanda’yı işgal eden Nazi güçleri, ülkeyi bir gün içerisinde tamamen ele geçirebileceklerini düşünmüşler, fakat ummadıkları bir direnişle karşılaşınca Hollanda güçlerinin silah bırakmasını sağlamak amacıyla, Rotterdam başta olmak üzere Hollanda şehirleri üzerinde yoğun bombardımana başlamışlar. Özellikle Rotterdam, Alman Hava Kuvvetleri tarafından neredeyse tamamen yok edilmiş. 1950’den 1970’e kadar yeniden inşa edilen şehir, tarihsel süreci içinde küçük bir balıkçı kasabasından dev bir liman kentine dönüşmüş. Günümüzde ise doğal alanları, müzeleri ve modern mimarî yapılarıyla cezbedici bir şehir hâline gelmiş.

20151231_115710

Amsterdam’dan trene binip yaklaşık bir saatte ulaştığımız Rotterdam, ilk karşılaşmada oldukça soğuk geliyor bize. Tamam, küllerinden yeniden doğmuş ama sanki jelatinle kaplanmış ve hiç açılmayacakmış gibi duruyor. Tabii sımsıcak Amsterdam ve Edam sonrası ziyaret etmenin de etkisi çok büyük.

20151231_115229

Gelelim bizim Rotterdam’a gelme sebebimiz Splashtours’a yani yüzen otobüse! Görür görmez çok ilginç bir deneyim olacağına inanıp yaşamaya karar verdik. Otobüsle yapılan ve bir saat süren bu turun; ilk yarım saatlik kısmı Rotterdam şehir turu, tur sırasında hem şehrin önemli noktaları gezdiriliyor hem de kulaklıklardan bu yerlerle ilgili bilgi veriliyor.

IMG-20160103-WA0014

Diğer yarım saatlik kısmı ise anlatılmaz, yaşanır! Ama anlatmaya çalışayım. Şehir gezisi tamamlandıktan sonra, otobüste heyecanı daha da artıran bir müzik başlıyor veee heyecanlı anonslar eşliğinde ‘cupp’ diye suya giriyoruz. Sonrası mı? Tura kanalda devam ediyoruz. Otobüsün içindeyiz ama yanımızdan geçenler araba değil gemi! Siz de Rotterdam’ı hem karadan hem denizden keşfetmek isterseniz bu turu kaçırmayın, özellikle de o suya giriş anını unutamayacaksınız!

20151231_115832

Keşfettikçe ısınıyoruz Rotterdam’a, Amsterdam’ın pasta tadında evleri varsa Rotterdam’ın da küp evleri var diyoruz ve başlıyoruz gezmeye. Rotterdam’da neler mi yapılır? İşte size birkaç öneri…

Küp Evler

Piet Blom tarafından tasarlanan Küp Evleri ziyaret edebilirsiniz. Hem dıştan hem de içten görünümüyle ilgi çeken bu evler; üniversite binası, ofis ve yaşam alanı olarak kullanılıyor. Bir tanesi de ufak bir ücret karşılığı gezilebiliyor. Siz de evleri gördüğünüz andan itibaren ‘İçi nasıldır? Ne nerededir? Burada yaşamak nasıl bir histir?’ sorularıyla mücadeledeyseniz gezip görün derim.

20151231_155436

Euromast

1960 yılında inşa edilen ve Rotterdam’ın simgelerinden biri olan gözlem kulesi, yüksekliği ve konumu itibarıyla şehrin en güzel manzarasını da ev sahipliği yapıyor. Manzaraya karşı bir kahve keyfine hayır diyen olmaz sanırım. Daha fazlasını isterseniz, kulenin tepesinde liman ve şehir manzaralı iki adet süit de bulunuyor.

Markthall

Rotterdam’ın kocaman ve rengârenk kapalı pazar alanı Markthall’ın tavanı boydan boya meyve ve sebze desenleriyle kaplı. Yürürken biri her an dalından kopup üzerinize düşecekmiş hissi veriyor. Peynirden çiçeğe geniş bir yelpaze sunan pazar, hem alışveriş hem de yeme içme için cennet. Bir pazarın tasarım hâli nasıl olur derseniz mutlaka uğrayın.

20151231_154758

Erasmus

Ben van Berkel tarafından tasarlanan 802 metre uzunluğundaki köprüyü, 139 metre yüksekliğindeki bir asimetrik sütun taşıyor ve oluşan bu görüntü köprüye zarif bir kuğu havası veriyor, bu yüzden de Erasmus Köprüsü’nün diğer adı ‘The Swan’ yani Kuğu. Gerçekten de gördüğüm en zarif köprülerden. Sanki ince ince yaylar gerilmiş ve birazdan bir müzik başlayıp notalar havalarda uçuşacakmış gibi geliyor insana.

20151231_131134

Witte Huis

Kentin eski liman bölgesinde, bombardımandan sonra ayakta kalmayı başarmış yapılardan biri olan Beyaz Saray, 1898’de Art Nouveau tarzında ve on katlı olarak inşa edilmiş. Avrupa’nın bir zamanlar en yüksek binası olan bu bina, şimdilerde Küp Evlerin karşısında Rotterdam tarihini temsil eden bir başyapıt olarak duruyor. Küp Evleri gezdikten sonra hemen aşağısında yer alan kafede kendinize bir kahve ya da bira ısmarlayıp Witte Huis’e karşı yudumlarken tarihsel bir mimarî yolculuğun keyfine varacağınız kesin.

20151231_160256

Fırsatınız olursa bu tasarım şehrin birbirinden farklı ve çarpıcı müzelerini de ziyaret edebilirsiniz. Museum Boijmans Van Beuningen(Sanat Müzesi), Kuntsal(Modern Sanat Müzesi) ve Maritiem Museum Rotterdam(Denizcilik Müzesi).

Alışveriş için tam bir cennet olan Rotterdam’da birbirinden renkli ve keyifli dükkânların tadını çıkarmayı unutmayın. Bir dee açık alanlarda mangalda yapılan sosisli ve hamburgerleri denemeden dönmeyin, hatta alıp oradan ayrılmayın çünkü mutlaka ikincisini de isteyecekseniz;)

20151231_150836

Splash Tour için detaylı bilgiye👉 www.splashtours.nl/en/tickets adresinden ulaşabilirsiniz.

 

2 Yorum
  1. Aksel Tunçbilek 4 sene önce

    Splashtourun fiyatı nedir acaba ? @leylekhavadaa

  2. Yazar
    Leylekhavadaa 3 sene önce

    Yetişkin 30€, çocuk 20€. ama daha detaylı bilgi için http://www.splashtours.nl/en/tickets adresine bakabilirsiniz😉Sevgiler.

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account