Karadeniz Gezilecek Yerler Yemyeşil Bir Dünya

Doğu Karadeniz Gezilecek Yerler

Ne demişler Ege’nin denizi,Karadeniz’in yeşili!  O sebeple yeşile doymak, yağmur kokusu solumak, çay tarlalarının arasında dolaşmak için rota belli;Doğu Karadeniz!

KARADENİZ YOLCULUĞU BAŞLASIN

Görülecek o kadar çok yer var ki bunların arasından seçim yapmanız ve kendi rotanızı belirlemeniz gerekiyor. Biz de öyle yaptık.Bazılarını popülaritelerine rağmen eski doğal özelliklerini sürdüremedikleri için es geçip daha bakir,insan selinden uzak,tamamıyla doğayla baş başa kalabileceğimiz yerlere gitmeyi hedefledik.Sizlere kendi rotamızı ve deneyimlerimizi aktarmaya çalışacağız.Umarız deneyimlemek isteyenler için bir nebze fikir vermiş,yol göstermiş oluruz.

BOLAMAN VE YASON BURNU

ÜNYE-BOLAMAN

BOLAMAN

Biz yola yani Doğu Karadeniz turumuza Samsundan çıktık.Giderken eski yoldan(Bolaman Yolu) manzarayı seyrede seyrede gitmeyi tercih ettik.Bu yol üstünde Bolamanda durup çayınızı ,kahvenizi içebilirsiniz.Pidesi de meşhur.Ufacık bir yer burası dalgalarıyla tam bir Karadeniz koyu.Yolumuzun üzerinde Yason Burnu ve Yason kilisesi bulunuyor.Burası da ufacık ve sakin bir yer.Kilisesi 1868 yılında Rumlar tarafından yaptırılmış.Görülmeye değer.

YASON BURNU VE KİLİSESİ

YASON BURNU VE KİLİSESİ

SİS DAĞI

SİS DAĞI

SİS DAĞI

Sis Dağı Trabzon ile Giresun sınırında olan bir yayla ve genellikle sisli olmasından dolayı bu adı almıştır.Yaylanın yarısı Görele yarısıda Şalpazarı’na dahildir.Sis dağına çıkarken yol kenarında acı su bulunmaktadır.Burada çeşmeden  maden suyu akar tadına bakabilirsiniz.Yanınıza almayı denemeyin çünkü şişeye koyulduğunda aynı tadı alamıyorsunuz.

ATATÜRK KÖŞKÜ

TRABZON-ATATÜRK KÖŞKÜ

TRABZON-ATATÜRK KÖŞKÜ

 

Bir sonraki durağımız Ata Evini ziyaret .Trabzon da Atatürk Köşkündeyiz .Şehrin tepesinde çam ormanlarının ortasında biblo gibi bir köşk karşılıyor bizi.Bahçesinin peyzajı gerçekten bir harika.Köşk 1890 yılında Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmış.Atamız Trabzon’a geldiğinde bu köşkte konaklamış.Daha sonraları burası Atatürk’e hediye edilmiş.Ayrıca Atatürk tüm mal varlığını Türk ulusuna armağan etme kararını bu köşkte almış.

Müzede 19.yy sonu ile 20.yy’a ait mobilyalar,porselenler ile Atatürk’e ait tablolardan oluşan etnografik nitelikli yaklaşık 344 adet eser sergilenmekte.Haftanın 7 günü ziyarete açık olduğunu da belirtelim.

Trabzonda diğer ziyaret edebileceğiniz yerler;Ayasofya Camii,Uzun Çarşı,Sümela Manastırı,Uzun Göl .Biz buraları pas geçtik ve Rize’ye doğru yolumuza devam ettik.Trabzon ile ilgili bir dipnot,Trabzonda çok fazla Arap turistle ve Arapça tabelalı dükkanlar ile karşılaştık.

ÇAMLIHEMŞİN (FIRTINA DERESİ)

Evet bizim Doğu Karadeniz turumuzda favorimiz Rize Çamlıhemşin‘e gelmiş bulunmaktayız.Solumuzda Fırtına Deresi sağımızda çay tarlaları…Yeşile ,doğaya doymaya geldik.Yol boyunca uzanan dere kenarında bir çok restoran,pansiyon yer alıyor.(Her geçen gün betonlaşma artıyor).Dere rafting ve zipline yapan gençlerin sesleri ile şenleniyor.

ZİLKALE

Öncelikli olarak Fırtına Deresi’nin batı yamaçlarına doğru yol alıyoruz,hedef Zil Kale .Bizce bölgenin açık ara en dikkat çeken eserlerinden biri.Ormanın ortasında kocaman bir kale çıkıyor karşımıza.Malum şato ve kale aşığı ben hemen vuruluveriyorum bu şahane kaleye.Kalenin dıştan görünümü ne kadar güzelse ,kale içi manzarası da bir o kadar güzel ve büyüleyici.Hele bir penceresi var fotoğraf çektirmek istiyorsanız sıranızı beklemek durumunda kalıyorsunuz.Bu arada fotoğraf çektirmek uğruna daha tehlikeli durumlara girenlerde azımsanamayacak kadar çok.Tellerden atlayıp surların üzerinde yürüyenler yürekleri hoplatıyor.Hiçbir fotoğraf karesi hayatımızdan değerli değil diyor ve rotamızı Ayder Yaylası’na çeviriyoruz.

GALER DÜZÜ

GALERDÜZÜ YAYLASI

GALERDÜZÜ YAYLASI

Ayder Yaylası’na girdiğimizde ufakta olsa bir hayal kırıklığı alıyor bizi.Fotoğraflarda gördüğümüz o yemyeşil bakir yayla gitmiş yerine beton yığını,pansiyonlardan geçilmeyen,kalabalık  bir yayla gelmiş.Emre ile birbirimize baktık”Ee ne yapacağız biz şimdi burda” diye.Emre artık gözünü kararttı ve yolun bozukluğuna rağmen Kaçkar Dağlarının yukarılarına doğru tırmanmaya başladık.Tam o sırada yukarıdan inen bir araçla karşılaştık ve ‘yukarısı güzel mi?’ değer mi çıkmaya?’diye sorduk.Araçtaki amca huzur dolu bir ifade ile kesinlikle çıkmamızı önerdi.Biz de durmadık Galler Düzü(Galer Düzü) yaylasına doğru çıkmaya devam ettik.Yolu bozuk fakat gidilemeyecek kadar değil.Ve sonunda vardık yaylamıza.İyi ki de çıkmışız ”Heh ! dedik yayla dediğin böyle olur”Yemyeşil ,tertemiz ve sakin.Bu sefer aldı bizi bir mutluluk.Başladık bu seferde Heidi gibi çimlerde oraya buraya koşturmaya.

POKUT VE SAL YAYLALARI

 

POKUT YAYLASI

POKUT YAYLASI

Gelelim bir sonraki maceramıza ;Bu sefer hedefte Pokut ve Sal Yaylaları var.Gitmeden ön araştırmamızı yaptık.Bize yolları çok bozuk arazi aracı olmadan kesinlikle çıkamazsınız dediler.Gülümsedik bizde ,Galer Düzü Yaylası’na çıktık burayada çıkarız millet biraz abartıyor dedik.Ama bu sefer pek de düşündüğümüz gibi olmadı.Çıkmayı başardık mı? Evet! Kolay oldu mu? Kesinlikle hayır!.Yolları gerçekten çok bozuk.Arazi aracınız yoksa çıkmanızı tavsiye etmiyoruz.Yollar çok dar ve iki araç karşılaştığında bir tarafınız uçurum olduğundan şartlar bayağı zorlaşabiliyor.10 Km’lik yolu bir saatlik sürede baya zorlanarak çıktık.Allah’tan sis çöküp yağmur yağmadı ,yoksa halimiz nice olurdu düşünmek bile istemiyorum.

Ama her şeye rağmen sonuç çok güzeldi.Rakım 2080 metre olduğundan ve yüksek rakımlarda oksijen seviyesi azaldığından ilk başlarda nefes almakta zorlanabilirsiniz ama daha sonra alışıyorsunuz korkmayın.Pokut ve Sal Yaylaları komşu yaylalar o sebeple birbirlerinden pek bir farkları yok.Bulutların üzerinde ,yeşilin ortasında,aşağıda minicik evler ,yanınızdan geçen sevimli keçiler insan burada yaşlanmaz dedirtiyor…Huzura doyduktan sonra dönüşe geçiyoruz.Önce bir sis çöküyor görüşümüz kapanıyor.Tam eyvah derken şansımıza hava açıyor.Oh yağmurda yok.Çıkışımızdan çok daha kolay bir şekilde iniyoruz.Bu arada buraya çıkabileceğiniz arazi şartlarına uygun ticari taksilerde bulunmakta .Kendi aracıyla çıkmak istemeyenler için uygun bir alternatif.

KARAGÖL(BORÇKA)

KARAGÖL-BORÇKA

KARAGÖL-BORÇKA

Bir diğer durağımız Artvin Borçkadaki Karagöl.İki adet Karagöl bulunmakta.Biri Şavşat da diğeri Borçka da.Karagöl’e giderken yemyeşil,doğayla iç içe yollardan geçiyorsunuz.Genel olarak yolu iyi.Biraz dikkat ile herkes rahatlıkla gidebilir.Karagöl harika bir yer,ambiyansı gerçekten çok farklı.Burada tesadüfen işittiğimiz bir konu ise daha eskiden Uzun Göl’ü gören insanların Karagöl den çok çok daha güzel olduğunu söylemeleri idi.

Malesef şu an Uzun Göl de Ayder gibi yapılaşmadan nasibini almış ,güzelliğine gölge düşmüş durumda.Bunu çoğu kişiden duyup gezi programlarında da izleyince Uzun Gölü gezi listemizden çıkartmıştık.Bu konu da gezimizin hüznü 🙁 Ayder ve Uzun Gölü kaybetmişiz.Umarız diğer doğal güzelliklerimiz de aynı hazin sonu paylaşmazlar.

Gelelim Karadeniz lezzetleri bölümümüze;

Akçaabat Köfte ;

Trabzon’a gidipte yemeden dönmemeniz gereken lezzetlerden biri.En meşhurları Nihat Usta,Cemil Usta ve Körfez Restorant.Biz tercihimizi Nihat Ustadan yana kullandık.Gayette memnun kaldık pek bir lezzetliydi.,

Mıhlama ve Kahvaltı;

Fırtına Deresi kenarında Çamlıhemşinde manzaraya karşı bu lezzetleri tadıp ,daha sonrada dere kenarına inip zipline deneyebilirsiniz.Burada bizim önerimiz Osmanlı Restorant.Yemekler gayet lezzetli,personel ilgili.

Çay;

Tirebolu 42 çaylarının satıldığı kendi işletmesinde durup çayınızı içebilir ve oradan evinize götürmek için çayınızı alabilirsiniz.Gerçekten lezzetli bir çay.

Kurufasulye;

Efsane lezzetlerden biri.Çayeli ve meşhur kurufasulyesi.Yemeden dönmeyin üzülürsünüz.Hüsrev Lokantası ve Lale Lokantası bu kulvarda yarışıyorlar.İkisinde de belli bir saatten sonra kuru fasulye bulmak çok zor.Çok geç kalmayın.Biz tercihimizi daha köklü bir lokanta olan Lale Lokantasından yana kullandık.Günün son tabakları bize nasip oldu.Bizden sonra gelen misafirler yiyemeden döndüler.Yine şanslı mıyız neyiz:).Bu arada lokantadaki herşey çok lezzetliydi…yoğurdundan sütlaçına.Fiyatlar ortalamanın biraz üzerinde; bir tabak kuru fasulye 18 TL ,pilav üstü kuru 26 TL.Ama porsiyonlar çok doyurucu ve lezzetli.

Bizden şimdilik bu kadar sizlere elimizden geldiğince kendi rotamızı ,Doğu Karadenizi ,kendi deneyimlediğimiz durumları aktardık. Doğu Karadenizde daha gezilecek pek çok yer mevcut.Kim bilir belki bizimde yolumuz tekrar oralara düşerse yeni deneyimlerimizi sizlere aktarabiliriz.Yeni yazılarımızda görüşmek üzere kendinize iyi bakın ve unutmayın GEZMEK GİBİSİ YOK!

GALER DÜZÜ

GALER DÜZÜ

TRABZON-ATATÜRK KÖŞKÜ

TRABZON-ATATÜRK KÖŞKÜ

GALER DÜZÜ

GALER DÜZÜ

SAL YAYLASI

SAL YAYLASI

BORÇKA-KARAGÖL

SAL YAYLASI

SAL YAYLASI

SİS DAĞI

SİS DAĞI

ÇAMLIHEMŞİN-ŞEN YUVA

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account