GOTİK BARSELONA’DA 5 GÜN

BARSELONA seyahatimiz başlıyor….

columbusmonument

Columbus Monument – İleri Daima İleri

 

Evde bir akşam, Gökçe ile oturuyor ve eski yurtdışı gezilerimizi birbirimize anlatıp duruyorduk. Nereye hangi mevsim gidilir, hayalimizde gitmek istediğimiz yerler, vs. diye konuşurken, Gökçe daha önce gittiği ancak tam manasıyla gezemediği Barselona’dan bahsetti. Şehrin güzelliği aklında kalmış ve bir daha olsa yine giderim dedi. Benimde her zaman aklımda olan bir şehir olduğu için başladım araştırmalara. Booking.com dan otelimizin yerinin merkezi olmasına dikkat ederek Hotel Lloret ‘e rezervasyonumuzu yaptım. Sonra uçak biletleri TÜRK HAVAYOLLARI‘ dan millerimle hoopp alındı ve zaman yaklaşırken vize işlemleri derken sabahın erken saatlerinde kendimizi Atatürk Havalimanı’nda bulduk. Sorunsuz uçuş ile filmlerimizi izleyerek güzel bir seyehat yaptık.
“Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, İstanbul başkenti olurdu” demiş Napolyon . Bizim çıtamız yüksek, İstanbulda yaşayan insanlar olarak. Ancak yaşadığın şehrin tadına varamıyorsun tam manasıyla günümüzde bizdeki de aynı hesap. Barselona Akdeniz ruhunu yansıtan cıvıl cıvıl insanlarıyla geniş caddeleriyle, gerçekten yaşanası bir şehir. Haydi başlayalım gezmeye …
1.GÜN
Barselona’ya öğlen 13:00 gibi inip havaalanından planladığımız gibi otobüslere binip Katalunya meydanına geldik. Elimizde bavullarımızla tamda istediğimiz gibi La Ramblas üzerindeki temiz, merkezi otelimize yerleştik. Bavulları odaya bırakıp indik La Ramblas’tan limana doğru yürümeye başladık yolun sonu sahilin başlangıcında Columbus Heykeli göze çarpıyor . Sahilde Maremagnum Avm’nin denize bakan kafelerinden birinde Paella siparişimizi verip güzel bir öğlen yemeği yedik. Paella sac tavalarda gelen pirinç ile yapılan ve oldukça bol çeşidi olan İspanyolların geleneksel yemeği. Deniz ürünlerini seviyorsanız mutlaka deniz ürünlü sipariş verin oldukça leziz. Yanında yine daha önceden duyduğumuz tapas lardan da aldık. Tapas ise bizim mezelerine verdikleri genel ad diyebilirim. Daha sonra avm de biraz tur attıktan sonra gothic sokaklara daldık. Daracık sokaklarda kaybolmak, yolunu bulmaya çalışmak ve bu çaba ile harika yapılar görmek ilk günden bizi oldukça mutlu etti.Hem yol yorgunluğu, hemde tüm gün yürümek bizi oldukça yorduğundan ve ertesi gün ki yoğun programımızından dolayı da otelde dinlenerek ilk günümüzü tamamladık .

maremagnuma-giderken

Maremagnuma Giderken

aerobus-bilet

Aerobus İle El Prat’tan Katalunya Meydanı’na 2 Kişi İçin Otobüs Bileti 5,90 EUR Kişi Başı

t-10-metro-bilet

Tüm İstasyonlarda Bulup Alabileceğiniz Avantajlı 10 Kullanımlık T-10 Ulaşım Kartı

 

2.GÜN
Kim yurtdışına gelip sabahları erken kalkmaz ki, tabi ki erkenden kalktık. Barselona da vasıta çok zorunlu olmazsak kullanmayacaktık. Çünkü yürürken keşif yapmak, yapılarının güzelliği, insanların renkliliği çok etkileyiciydi. Önce güzel bir kahvaltı yapalım diye yürürken oturduğumuz bir kafe de İspanyol omletlerimizi sipariş ettik. Patatesli omletimizin daha kabarık görkemli ve oldukça lezzetli hali. Midesine düşkün olan ben, tabi ki bayıldım…

casa-milla

Casa Milla-La Pedrera Yerden Göğe Doğru

lapedrera-bilet

Casa Milla-La Pedrera Kişi Başı Sesli Rehberli Giriş Bilet 20,50 EUR

İlk durak yürüyerek “Casa Milla” yok ben yürüyemem metro kullanayım derseniz Diagonal durağında iniyorsunuz. Binanın girişinde biletlerinizi alıyorsunuz ve gruplar haline içeri alınıyorsunuz. Oldukça enteresan bir bina olan bu yapı Gaudi nin Barselona’ya armağan ettiği büyük bir değer. Terasında ki bacaları çok havalı asker figürlerine sahip. Resimlerimizi çektik heryeri inceledik ve istikamet “Park Guell” buraya giderken metro kullandık L3 yeşil hattına binip Trinitat Nova yönüne gidip Lesseps durağında inmeniz gerekiyor. Sonra kısa bir yürüyüş mesafesi. Nisan ayı tam baharı yaşıyor bu şehir. Üstümüzde ki incecik yağmurluklar fazla gelmeye başlamıştı. Biraz da dik bir tepede olan park için tırmanışımız bizi birazcık yordu. Park Guell in hikayesi, soyadı Guell olan bir iş adamı araziyi satın alır zamanında ve üzerine ev, kamu binası inşa ettirmek ister tabi ki Gaudi ile anlaşır, Gaudi uzun bir süre proje için çalışır fakat ticari bir başarısızlıkla sonuçlanır. Daha sonra arazi devletin eline geçer ve halka açılır. Bir çok yerinde Gaudi’nin imzalarını taşıyan bu park “harikalar diyarı” adıylada anılır.

park-guell

Park Güell

Yorulduk mu? Hayır Şimdi sırada “Sagrada Familia” var. İşte bu yapı Gaudi’nin hayatını adadığı ancak bitiremeden 1926 yılında talihsiz bir kaza ile vefat ettiği kilise. Yarım kalan yapıya 1952 yılında devam edilmiş hala da devam ediyor. Kulelerine çıkmak için ayrıca bilet alıyorsunuz. Biz çıktık ancak biraz dar ve yüksek olduğundan kapalı mekan korkusu olanlara tavsiye edilmez. Bizde şöyle bir bakıp hemen çıktık diyebilirim. Yapımı hala devam etmekte olan bu kilisenin içi, dışı her bir noktası insanı hayrete düşürüyor. Kapısı, camları, tavanı, duvarları… Söylenecek fazla şey yok zaten Unesco korumasında ve Barselona’nın en büyük zenginliklerinden diyebilirim.

sagrada-familia-kucuk

Sagrada Familia-Bitmeyen Kilise Sıramızı Beklerken

sagrada-bilet

Sagrada Familia Online Sitesinden Alınan Kule Gezisi Dahil Kişi Başı Bilet 19,50 EUR –Online Bilet İçin Tıklayın

3.GÜN
Barselona’ya gelip Barselona futbol takımının stadını görmeden olmaz yani ‘’NOU CAMP’’. Ulaşım için önceden metro ile gideceğimize karar vermiştik durağımız da belli Maria Christina L3 hattı. Sabah canım Starbucks larımızdan aldığımız sandviç ve kahvelerimiz ile yolumuzu tamamladık. Metrodan inince kısa bir yürüyüş mesafesi var. Dışarıdan bildiğimiz stad gibi gözüken ancak içinde harikalar bulunduran efsane takımın efsane stadı. İyikide gelmişiz görmüşüz gezmişiz dedirten bir yer. Stattan çok içindeki tarihini anlatan anılarının kupalarının sergilendiği müzesi muhteşem. Karanlık loş bir ortamda sürekli dev ekranlara yansıtılan başarı öykülerine kilitleniyorsunuz. Sonrasında “eee buraya kadar geldim hediyelik eşya kısmına bakayım” derseniz 2 katlı bir mağaza size selam veriyor. Stada indik, tribünlerde oturduk, soyunma odalarını gezdik, yalandan kupamızı kaldırıp fotoğrafta çekildik. Sonra da içten içe kıskandık ya bizim niye turistlerimizin gezebileceği böyle bir stadımız yok tarihini anlatan, insanın tüylerini diken diken eden. Neyse çalışalım bizimde olur diyip mekanımıza ( La Ramblas) dönüş yoluna geçtik. Ancak rotamızı daha önceden karar veremediğimiz ama gelmişken gidelim dediğimiz Picasso Müze’sine çevirdik. Uzun bir sıra gözümüzü korkutsa da biletlerimize sıkı sıkı sarılıp içeriye girdik. Pablo Picasso’nun ilk çalışmalarının da sergilendiği dünyanın en büyük koleksiyonuna sahip müze olma özelliğini taşıyor. Kendileri 10 yaşında etkileyici sanat eserlerini ortaya koymaya başladığından bizde önünde saygı ile eğildik. Belirtmek isterim ki 9 Euro olan giriş ücreti her ayın ilk pazarı ücretsiz. Müzeden çıktıktan sonra La Ramblas a giderken Gothic sokaklarda dolaşarak günümüzü tamamladık.

nou1

Nou Camp

noukampkupa

Kupa Kaldırma Töreninde Senide Görmek İsteriz Dediler

picasso-bilet

Picasso Müze Giriş Bilet Kişi Başı 11 EUR

4.GÜN
Sabah uyandıktan sonra ilk gittiğimiz yer otelimizin yanındaki ”La Boqueria” Barselona’nın meşhur pazarı üstü tenteli dükkanlardan oluşan bu pazarda deniz mahsülleri ,çeşitli hayvanların derisi soyulmuş olarak bütün halde tezgahlarda durduğu(tavşan,domuz … ) , dilimleniş paketlenmiş meyvelerin çiçek stantlarını andırdığı ve aynı zamanda taburelerde oturup yemek yenilecek bir yer. Sırada geldiğimiz günden beri hızlı tempo ile planladığımız her yeri görmenin verdiği huzur ile kendimizi Katalunya meydanında ki bir çok yerde şubelerini gördüğümüz “El Corte Ingles” var. Avm ler konusunda canım ülkemin üstüne tanımam. Her türlü ihtiyacımızı karşılayabilecek türlü türlü avm lerimize doyamamışlığımızdan günümüzün yarısını bu büyük tarihi apartman görünümlü bir yerde geçirdik. Fiyatları hiçte uygun değildi ve sonrasında La Ramblas ın hemen paralelinde bulunan cadde bize daha çekici geldi. Bu cadde üzerinde ki Disney Store dan minik pıtırcığımıza hediyelerini alıp çıktık. Alışveriş severlere söylemeliyim ki Zara İspanyol mağazası olduğundan herşey çok ucuz olacak diye boşa heveslenmeyin çoğu şey daha da pahalıydı. Hayal kırıklığı 🙁

boqueria-giris

La Boqueria Giriş

boqueria2

Şekerleme Reyonu

boqueria1

Bildiğin Manav

Son gün olduğundan ’’ Placa Reial Meydanı’’ nda kendimize güzel bir akşam yemeği ziyafeti çektikten sonra, yapılması gerekenler arasında olan Flamenco için biletlerimizi aldık. Aynı meydanda Los Tarantos adlı ufak bir barda sergilenen bu gösteri de yine iyikiler arasında yer aldı. Mutlaka bir akşamınızı bu harika gösteriye ayırın ve Sangria larınızı yudumlamayı unutmayın.Sangria demişken, bu meyve suyu tadında ki alkollü içki dev litrelik bardaklarda sunuluyor, biz bayıldık hatta tarifini öğrendik evde de yapabileceğiniz kolay ve bir o kadarda lezzetli bir içki.

balik

Plaça Reial Meydanındaki Restauranttan

tarantos

Los Tarantos- Mutlaka Gidin

tarantos

Los Tarantos Flamenco Gösterisi İçin Alınan Bilet Bir İçecek İçinde Kişi Başı 10 EUR

5.GÜN
Dönüşümüz de gidişimiz kadar kolay ve sorunsuzdu. Katalunya Meydanı’ndan havaalanına giden özel otobüsler ile kolayca ulaşımımızı sağladık. Daha dönerken yolda gideceğimiz yeni rotamıza karar verdik bile.

otobus-bilet

Tekrar Dönüş İçin Kullandığımız AeroBus Bileti Kişi Başı 5,90 EUR

BARSELONA GEZİLECEK ÖNEMLİ YERLER YAZIMIZ İÇİN TIKLAYIN

BARSELONA ŞEHİRİÇİ ULAŞIM HAKKINDAKİ YAZIMIZ İÇİN TIKLAYIN

FAS-MARAKEŞ GEZİ YAZIMIZ İÇİN TIKLAYIN

YASAKLAR ŞEHRİ SİNGAPUR YAZIMIZ İÇİN TIKLAYIN

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account