DÜNYANIN SONUNDAKİ ÜLKE: YENİ ZELANDA

BİR GEZGİNİN ANILARINDAN;

     Herkes zaman zaman gitmek ister; güzel bir yemeğe, dostlarla buluşmaya veya bir yolculuga. Ozellikle yolculuk ve seyahat insanlara her zaman cekici gelir; cunku o yapilan her yolculuk aslinda ic dunyamiza yapilan derin bir yolculuktur. Benim de tam bu yolculuga cikisim 2007 yilinin Ekim ayinda basladi ve durmak bilmeden devam etmekte. Bu zamana kadar gezdigim 40 ulke ile birlikte her yeni seyahatimde bambaska ozelliklerimi kesfettim. Gozlemlerim ve yasadigim deneyimler ile birlikte tecrubelerimi arttirdim.

     Yine ‘gitmem gerek’ dedigim anlardan birinde hemen ucak biletlerine bakmaya basladim. Ucak biletleri konusunda her zaman ilk tercihim www.skyscanner.com oluyor. Bunun en buyuk sebebi ise kalkis noktasina Turkiye yazdiktan sonra varis noktasina ‘Her yere’ yazabilme secenegimin olmasi ve en uygun bilet kombinasyonlarini karsima cikarmasi. Dunya uzerinde herhangi bir yere gitmeyi hayal edebilme duygusu beni heyecanlandiriyor. Uygun zamanimda gidebilecegim ulkeler listesine tek tek bakarken gozume uzun zamandir hayalini kurdugum (nedendir bilinmez belki uzak bi rota olusundandir) fakat bu zamana kadar gitmeye hic cesaret edemedigim o ulkeyi gordum: Yeni Zelanda. Belki de dogru zaman, bu zaman dedim ve detaylarina baktim. Fiyat, zaman ve detaylar hepsi bana okadar uygundu ki pek de uzerinde dusunmeden biletimi aldim. Bu yazimda size Yeni Zelanda seyahatimi anlatacagim. Aslinda hakkinda cok seyahat yazisina erisemedigimiz Yeni Zelanda seyahat tutkunlarinin vazgecilmez noktasi. Oncelikle kisaca size ulkeden bahsetmek istiyorum ama asil anlatmak istediklerim Yeni Zelanda’nin bilinmeyenleri ve yasadigim muthis deneyimler olacak.

     Yeni Zelanda Okyanusya kitasinda bulunan bir ada ulkesidir. Kuzey ve Guney Ada olmak uzere 2 adadan olusur. Yeni Zelanda’nin yerlileri Maori halkidir. Zaten Yeni Zelanda ‘maori’ dilinde ‘Uzun Beyaz Bulutlarin Ulkesi’ anlamina gelmektedir. 4.5 milyon insanin yasadigi bu ulkede baskin din Hristiyanliktir; fakat ulke halkinin %35 kadari ateisttir. Dunya siralamasinda bu oranla ustlerdedir. Yeni Zelanda 4.5 milyon nufusu ile ulkenin sadece %5′ ini teskil etmektedir. Geri kalani, basta koyunlar olmak uzere, hayvanlardir. Buyuzden bu ulke koyunlar cenneti olarak gecmektedir. Koyun nufusu 60 milyon civarindadir. Ayrica bu ulkenin en buyuk sembolu ‘Kivi Kuslari’ dir. Hatta Yeni Zelandalilar kendilerini de ‘Kiviler’ diye betimlemektedirler. Ekstrem sporlarinin da anavatani oldugundan maceraperest turistlerin gozde ulkelerindendir. Ozellikle Bungee Jumping ve Sky Diving en onemli aktivitelerindendir.

     Yeni Zelanda Turk vatandaslarina vize uygulamaktadir. Vize basvurunuzu Ankara Yeni Zelanda Buyukelciligine yapabilirsiniz. Vize basvuru ucreti olmamakla birlikte detaylar icin; www.nzembassy.com 

     Yeni Zelanda biletimi uygun fiyatindan dolayi ‘Malezya Havayollari’ ndan aldim. Bilet icin yaklasik gidis donus kisibasi $1000 ucret odedim. Bu Yeni Zelanda bileti icin gercekten uygun bir fiyat. (Bu arada tum yazimda belirttigim kurlar ‘Amerikan Dolari’dir.) Aktarma noktam ise Malezyanin baskenti Kuala Lumpurdu. Daha sonrasinda Malezya Havayollarinin Istanbul ucusunu kaldirmasindan dolayi ‘Turk Hava Yollari’ ucusuna aktarildim; fakat aktarma noktam ve ucus saatlerimde ciddi bir degisim olmadigindan dolayi bu beni daha da memnun etti, en azindan Miles&Smiles uyesi oldugumdan dolayi mil de kazanacaktim. Yeni Zelanda’ya ucus secenekleriniz cok fazla olmamakta birlikte Istanbuldan ‘Emirates Havayollari’, ‘Qatar Havayollari’ ve ‘Singapur Havayollari’ baslica tercih edebileceginiz havayollarindan olabilir. Ucuslarin geneli en yogun nufuslu ‘Auckland’ sehrine yapiliyor. Ben oncelikle yaklasik 11 saatlik ucus ile Kuala Lumpur’a vardim. 5 saatlik aktarma suresini beklerken Auckland ucak biletimin ucus kartini almak icin bilgilendirme ofisine gittim, biletimi almadan once Yeni Zelanda Gocmenlik burosu (vizem olmasina ragmen) benimle telefon ile mulakat yaparak belli basli bilgilerimi sorguladi. Daha sonrasinda bu mulakatin genelde ziyaretcilere yapilan bir prosedur oldugunu ogrendim. Refah bir ulke olmasindan kaynakli cok fazla goc alan bir ulke oldugundan denetimi saglam tutuyorlarmis. Kisa bir dinlenmenin ardindan Auckland ucusumu gerceklestirmek uzere ucaga bindim. Kuala Lumpur Auckland ucusu yaklasik 10 saat 30 dakika surdu. Ucus boyunca 15 gun surecek olan seyahatimin detaylarini inceledim ve son kontrollerimi gozden gecirdim.

     Auckland sehrine inise gectigimiz sirada gordugum manzara gercekten buyuleyiciydi. Dunyanin bir ucunda olma fikri icten ice beni heyecanlandiriyordu, sonunda bu ulkeye ayak basabilecegimden dolayi cok mutluydum. Auckland Havaalanina iner inmez disaridaki soguk havayi hissettim Guney Yarim Kurede oldugundan dolayi mevsimlerimiz tam tersi. Benim gittigim sezon kis ayindan yeni cikilmis oldugundan dolayi gercekten soguktu. Ilk gozume carpan ulkenin guleryuzlu insanlari oldu. Pasaport gorevlisi bile beni ulkesine alirken muhtesem bir gulumsemeyle karsiladi. Ilk 3 gunumu ulkenin en kalabalik sehri Auckland’da gecirecektim.

     Aucklanddaki rezervasyonumu www.booking.com adresinden yaptirdigim otelime gitmek uzere yola koyuldum. Havaalanindan sehir merkezine direkt ‘Airport Express’ ler oldugunu ogrendim ve kisibasi 10 dolar odeyerek bu otobus ile kalacagim otele transferimi gerceklestirdim. Otobusten inerinmez ilk is otelime gitmek oldu. Sectigim otel merkezi konumluydu. (Best Western President Hotel, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $35). Kisa dinlenmenin ardindan sehri kesfetmek uzere yollara koyuldum. Auckland sehri yaklasik 1.5 milyon nufusu ile ulkenin kalbinin attigi sehirlerden. Ilk aksam yemegimi yeni acilmis olan ‘Crabshack’ adli restaurantta yedim. Adindan da anlasilacagi gibi menuleri yengec odakli. Ben secimimi karabiber soslu yengecten yana kullandim ve Yeni Zelanda’nin yerli biralarini denemeye basladim. Yemek icin ortalama kisibasi $30 ucret odedim. Muhtesem tatlar ve muhtesem biralar denedikten sonra tekrar yola koyuldugum sirada turkce konusan 2 kisiye rastladim hemen yanlarina gittim. 22 yil once Yeni Zelandaya yerlesmis olan Huseyin Bey’in de sehrin yakinlarinda restauranti oldugunu ogrendim ve bir sonraki aksam, restaurantinda gorusmek uzere sozleserek yanlarindan ayrildim. O gecemi Auckland’in gece hayati ile unlenmis bolgesi olan ‘Viaduct Harbour’ da gecirip otelime dondum. 

     Auckland’da uyandigim ilk sabah; sehrin kalbinin attigi ‘Queen Street’ caddesi uzerinde dolanmaya basladim. Burada bircok unlu magazalari, restaurantlari ve hediyelik esya satan yerel magazalari bulmaniz mumkun. Fakat hediyelik esya icin Queen Street’e yurume mesafesinde olan ‘Newmarket’ bolgesini oneririm. Daha uygun fiyatlara daha farkli hediyelik urunler bulabilirsiniz. Ayrica bu sehirdeki Japon Restaurantlarinin bir hayli fazla olusu ve sushi vb. yiyeceklere heryerde kolaylikla erisebilme imkani beni sasirtan diger noktalardan birisi oldu. Cok da buyuk olmayan bu sehri yuruyerek rahatlikla gezebilirsiniz. Limana kadar yuruyup oradan bot turu satin aldim. Tum kiyi hattini gezdim ve ‘Rangitoto Volkanik Adasi’ ile birlikte bircok adayi gordum. Bir ara yunuslar bize eslik etti ve mukemmel bir ambiyans yarattilar. Daha sonrasinda ‘Devonport’ a gecerek Auckland sehrini en guzel gorebilecegim ‘Mount Victoria’ tepesine dogru yurumeye basladim. Devonport Auckland sehrinin luks semtlerinden birisi. Devonport’a bot ile gecmek mumkun. Yaklasik 15 dakika suren yolculuk biletini gidis donus $8 ucrete temin edebilirsiniz. Biletlerimi genelde www.bookme.co.nz adresinden almaya calistim. Yakalayabilirseniz guzel firsatlar esliginde cok uygun fiyatlarda ekstra turlarinizi organize etmeniz mumkun. Aucklanddaki son gunumde yine ayni internet sitesinden uygun fiyata buldugum ‘Skywalk’ aktivitemi gerceklestirmek uzere otelden sabah erken saatlerde ayrildim. Skywalk Auckland’da cok populer olan aktivitelerden bir tanesi. Auckland’daki 192 metre yukseklikteki ‘Sky Tower’ uzerinde kalin iplere bagli bir sekilde yuruyus aktivitesine verilen isim. Eger Skyjump’i tercih ederseniz bu yukseklikten atlama sansina sahip olabilirsiniz. Bilinmez nedendir (Belki hava sartlarindan dolayi) ben sadece Skywalk ile yetindim. Normal fiyati $95 olan aktiviteyi yakaladigim firsat sonrasi $65 ucret odeyerek gerceklestirdim. Tum sehri 192 metre yukaridan yuruyerek kesfetmek muhtesem bir deneyimdi. Aktiviteyi gerceklestirdigim hocam ile kisa sohbetimiz esnasinda Auckland icin yelkenler sehri denmesinin sebebini ogrendim. Dunyada en cok yelken bu sehirde varmis ve insanlarin vazgecilmez bir hobisiymis. Aksam saatlerinde onceden sozlestigim Huseyin Bey’in ‘Mission Bay’ deki muhtesem restaurantinda aksam yemegi yedim. Huseyin Bey kendi elleriyle pisirdigi Yeni Zelanda’ya ozgu ‘Yesil Midye’ lerden ikram etti. Gercekten bu ulkede meshur olan bu midyeler cok lezzetliydi. Yemegime tabi ki muhtesem Yeni Zelanda saraplari da eslik etti.

     Artik road trip seruvenime baslama zamaniydi ve onceden ‘Jucy Rentals’ sirketinden www.jucy.co.nz kiraladigim araci almak uzere ofise dogru yola koyuldum. 9 gun boyunca beni gezdirecek arac icin kazaya karsi koruma sigortasi ile birlikte toplamda $255 ucret odedim. (Ingilizceye cevrilmis bir ehliyetiniz yoksa ekstra $35 ucret odeyerek Ingilizce ceviri hizmetinden yararlanabilirsiniz.) Aracimi daha sonrasinda ‘Christchurch’ sehrinde teslim etmek uzere ofisten aldim. Trafik akisi bizim ulkemize gore tersten oldugundan ilk alisana kadar oldukca zorlandim; fakat daha sonra alismak zor olmadi. PlanimdaHamilton sehri uzerinden Waitomo magaralarini ziyaret edip geceyi Rotorua’da gecirmek vardi. Waitomo magaralarindan en populer olani ‘Glowworm Caves’ (Atesbocegi Magaralari) icin yola koyuldum. Giris ucreti $35 olan magarayi icine dahil oldugum grup ile birlikte gezdik. Magara icinde kisa yuruyusun ardindan bizi botlara aldilar ve atesboceklerini gormek uzere yola koyulduk. Herbiri ufak boyutlarda olan bu canlilar tam anlamiyla gorsel bi solen olusturuyorlardi. Her yil akin akin turistin bu guzel deneyimi yasamak icin bu magaralari ziyaret ettigini ogrendigimde tekrar ne kadar sansli oldugumu dusunmeden edemedim. 2 saat suren bu gorselligi muhtesem turun ardindan Rotoruadaki otelime dogru yola koyuldum. Yeni Zelanda trafik kurallari konusunda gercekten cok gelismis bir ulke olmakla birlikte Yeni Zelanda halki hic bir kurali ihlal etmiyor. Otobanlardaki hiz sinirina uymak gerekiyor nitekimben hiz sinirini gectigimden dolayi $155 dolar ceza odemek zorunda kaldim. Toplamda 348 km yol yaparak Rotorua sehrindeki kalacagim Ibis Hotel’e ulastim.(Ibis Hotel, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $25). Yeme icmenin cok pahali oldugu bu ulkede otel ucretlerinin ulkemize kiyasla ucuz olmasi beni mutlu.

     Rotoruada cok zamanim olamayacagindan dolayi sabah erken saatlerde kalkip Rotorua Golu kenarinda yuruyus yaparak gune basladim. ‘Picnic Cafe’ de leziz kahvaltimi ederken Yeni Zelanda ulkesinin gastronomi alaninda ne kadar gelismis bir ulke oldugunu dusunmeden edemedim. Yedigim her yemek bu ulkede cok lezzetliydi; fakat oldukca pahaliydi. Ulkedeki buyukbas hayvan sayisindan dolayi mutfagi genelde et odakli olan bu ulkeye yolunuz duserse bolca et tuketmenizi tavsiye ederim. Cok vakit kaybetmeden yola koyuldum cunku uzun ve yorucu bir gunun beni beklediginin farkindaydim. Ilk olarak programimda Rotorua sehrinin unlu kaplicalarini, sicak su gayzerlerini gormek ve Yeni Zelanda yerel halki maorilerin showunu izlemek vardi. Bazi okudugum kaynaklar sonucunda Maori showunu izlememe karari aldim; cunku maori halki para icin bu showlari yapmak zorunda kalmis olsalar da aslinda kendilerine ait olan bu ulkede turistlere bu sekilde eglendirici unsur olarak lanse edilmeyi istemiyorlarmis. Bu yuzden bu turistik showu izlemek yerine $35 ucret karsiliginda ‘Wai-O-Tapu’ kaplicalarinda zamanimi degerlendirdim. O anda bastiran saganak yagisin da etkisiyle oldukca farkli bir deneyim elde edip cok da gec kalmadan ‘Yuzuklerin Efendisi’ filmindeki hobbit koyu sahnesinin cekildigi film setini gormek uzere Matamata sehrine dogru yola koyuldum. Film setini gezmek icin isterseniz biletinizi onceden rezerve edebilirsiniz veya gittiginizde satis giselerinden de temin edebilirsiniz. Beklemek istemiyorsaniz onceden rezerve etmenizi tavsiye ederim www.hobbitontours.com Bilet fiyatlarinin $50 oldugu bu koy Rotorua sehrinden 70 km uzaklikta. Ister ozel aracinizla ister ekstra aldiginiz turun saglayacagi ulasim imkanlariyla rahatlikla ulasabilirsiniz. Bu film setini bireysel gezmek ne yazikki imkansiz. Gun icerisinde belli saatlerde organize edilen rehber esligindeki turlara katilmaniz gerekmekte. Rehber ile gerceklestirdigimiz kisa bir otobus yolculugu ardindan Hobbit filminin cekildigi bu koye vardigimda beni inanilmaz guzellikte doga, filmden de hatirlayacaginiz uzere muhtesem sirinlikte ufak kerpic evler karsiladi. Yaklasik 2 saat suren bu turumuzda rehberimiz ile cekimler esnasindaki ufak tefek aksakliklari, zorluklari ve enteresan hikayeleri dinleyerek yururken film hakkinda konusmayi da ihmal etmedik. Tur sonrasi Yeni Zelanda ulkesinin baskenti ‘Wellington’ sehrine gitmek uzere yola koyuldum. Onumde beni bekleyen 600 km yol vardi. Yolculugum esnasinda beni buyuleyen manzaralar ile karsilastim. Yeni Zelanda tam bir doga harikasi ve size onerim bu ulkenin kalabalik ve populer sehirlerini gezmektense arac kiralayip ulkeyi kendi olusturdugunuz program ile karis karis gezmeniz. Cunku sizi bekleyen guzellikleri gordugunuzde siz bile gorduklerinize inanamayacaksiniz. Ulkede cokca ‘Unesco Koruma Listeri’ altinda ulusal parklar oldugundan ve herbirini gormek istedigimden dolayi Wellingtona ulasmam planladigimdan biraz daha gec saatlerde oldu. Ilk is Trinity adli otelime yerlesmek ve bir sonraki gunumun programini gozden gecirmek oldu. (Trinity Hotel, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $35)

     Onceden yaptigim arastirmalar ve kendi gozlemlerim sonucunda Wellington sehrinde cok da fazla gorulecek yer olmadigini bildigimden bu sehir icin 1 gun ayirdim. Uyanir uyanmaz kendimi sehrin merkezi olan ‘Cuba Street’ caddesine attim ve kisa bir yuruyusun ardindan kahvaltimi Fidel’s Cafe’de yaptim. Oldukca kalabalik olan bu cafede kahvalti yapmak isterseniz rezervasyon oneririm cunku musait yer bulabilmek icin bir sure kapida beklemek zorunda kalabilirsiniz, nitekim ben kaldim; fakat yaptigim kahvaltiya gercekten degdi. Detaylar icin; www.fidelscafe.com (Kisibasi ortalama ucret $20) Kahvaltim ardindan sehri daha guzel bir acidan gorebilmek adina Victoria Tepesine dogru yurumeye basladim. Yol uzeri gozume carpan sarapevini ziyaret etmeye karar verdim ve yeni dunya ulkesi olan Yeni Zelanda’nin muhtesem passion fruit aromasinin hakim oldugu ‘Sauvignon Blanc’ uzum cesidinden uretilmis saraplarindan aldim. Anlatildigindan daha da basarili ve iyi bir dengeye sahip olan Yeni Zelanda saraplarini elimden geldigince denemeye calistim. Victoria Tepesine kadar yurudukten sonra bunun cok da gerekli bir aktivite olmadigina karar verdim ve tum Wellington fotograflarina konu olmus Cable Car (binevi teleferik) deneyimini yasamak uzere yola koyuldum. Cable Car’a sehrin merkezinden binmeniz mumkun. Kisa bir yolculuk ve hos manzara esliginde tepedeki botanik bahcesine ulasabilirsiniz. Bilet ucreti gidis donus; $5. Botanik bahcesinde keyifli yuruyus ardindan Wellingtonda yasayan arkadasimla bulusup leziz Yeni Zelanda biralari esliginde sehir hakkinda konustuk ve Wellington sehrine 1 gun ayirmamin dogru bir karar oldugunun onayini arkadasimdan aldim. Birgun sonrasinda tekrar yollarda olacagimdan ve bu sefer feribot ile Guney Adaya gececegimden cok da gec kalmadan otelime dondum.

     Sabah uyandiktan ve hizlica gecistirdigim kahvaltinin ardindan Wellington’dan Picton’a gececegim feribotuma yetismek uzere Wellington limanina dogru yola koyuldum. Kuzey Adadan Guney Adaya arac ile gecmek isteyen yolcular icin tek care feribot kullanmak. Feribot ile muhtesem manzaralar esliginde ‘Cook Bogazi’ ndan geciyorsunuz. Bu feribot rotasi dunyadaki en guzel manzaralara eslik eden rota olarak kabul ediliyor ki nitekim ben de buna katiliyorum. Feribot sirketleri arasinda iki seceneginiz mevcut. Bunlar; Interislander ve Blubridge sirketleri. Ben saat opsiyonlarindan dolayi tercihimi Interislander’dan yana kullandim. Tekyon arac ile kisibasi gecis ucreti olarak $140 odedim. Yolculuk yaklasik 3 saat suruyor. Picton sehrine varisimla birlikte Nelson sehrindeki konaklayacagim otele dogru yola koyuldum. Amacim ‘Queenstown’ sehrine kadar guney istikamete inmek oldugundan, ilk gece dinlenmek icin Nelson sehrini sectim. Feribot sonrasi, yine super manzaralar esliginde, 110 km yol katettikten sonra Nelson sehrindeki otelime ulastim. (Nikau Apartments, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $30)

     Nelson’da uyandigim ilk sabahimda onumde tekrar 500 km mesafelik bir yol oldugundan vakit kaybetmeden yola koyuldum. Planimda ‘Franz Josef Glacier’ sehri istikametinde giderken yol uzerindeki sehirleri gormekte vardi. Yol uzerinde ‘Westport’ ve ‘Gretmouth’ gibi ufak kasabavari sehirleri de gordukten sonra buzullari ile unlu olan o sehre ulastim. 1 gece konaklayacagim otelime giris yaptim. (Rainforest Retreat Hotel, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $30). Kisa bir dinlenmenin ardindan aksam yemegimi yemek uzere ‘King Tiger Restaurant’ a gittim. Menusu Asya yemeklerinden olusan bu restauranti siddetle oneririm. Benim otelime yuruyus mesafesinde olan bu restaurantta tercihimi Hint mutfaginin favorilerinden biri olan ‘Butter Chicken’ dan yana kullandim. Baharatli yemegime eslik eden tam govdeli baharat aromali bir kadeh ‘Syrah’ sarabim ve ardindan yedigim tatli ile birlikte bu yemek icin yaklasik $50 dolar ucret odedim. Gercekten pahali olan bu ulke icin odedigim ucret normal olarak varsayiliyor. Cok gec olmadan bir sonraki programimi gozden gecirmek uzere otelime dogru yurumeye basladim.

     Gune heyecan ile uyanarak basladim; cunku bircok dergiye kapak olmus Yeni Zelanda’nin unlu buzullarini gorme vaktiydi. Yeni Zelanda da Franz Josef Buzullari ve Fox Buzullari olmak uzere iki farkli buzullarin bulundugu bolge var. Bu iki bolge birbirlerine yaklasik 30 dk lik surus mesafesinde. Ilk olarak Franz Josef Buzullarini gormek icin yola ciktim. Aracimi parkettikten sonra 25 dk yuruyerek bu buzullari en yakin noktadan panoramik olarak gormeniz mumkun. Buralara kadar gelmisken ucreti problem etmeyip buzullari havadan gorup, buzullar arasinda ufak bir yuruyus yapmak isterseniz helikopter turu da satin alabilirsiniz. Bu turun ucreti yaklasik $300. Daha sonrasinda Fox Buzullarini gormek uzere yola koyuldum. Ayni sekilde en yakin panoramik izleme noktasina ulasmaniz icin burada da 15 dk yurumeniz gerekmekte. Onumde ‘Queenstown’ sehrine ulasmam icin yapmam gereken 350 km mesafe oldugundan hizlica yola koyuldum.Yeni Zelanda’nin en yuksek dagi olan Aoraki/Mount Cook panoramik goruntusu esliginde yolculugum muhtesem keyifli bir hal aldi. Ogle yemegimi tesadufen gordugum yol uzeri somon ciftliginde yedim. Orta boy dilim somon icin $25 ucret odedim. Restaurantin atmosferinden kaynakli olsa gerek cok keyifli bir oglen yemegiydi. Ayni zamanda ciftlikten hediyelik esyalar veya somon urunlerini de satin alabilirsiniz. Queenstown’a yaklastigim sirada elindeki kagitta ‘TO QUEENSTOWN’ yazili bir otostopcu gozume carpti. Benim de hedef noktam Queenstown oldugundan aracima davet ettim ve yolculuk daha da keyifli bir hal aldi. Ismi Benjamin olan Ingiliz genc cok fazla parasi olmamasina karsin Yeni Zelandaya gelmis ve 1 yil boyunca farkli deneyimler yasamak adina Queenstown’da calisip ayni zamanda etraftaki sehirleri gormeyi planliyormus. Daha sonrasinda muzisyen oldugunu ogrendigim Benjamin bana kendine ait olan CD sini hediye etti. Yol boyunca kendi bestelerinden olusan sarkilari dinleyerek Queenstown sehrine ulastik. Benjamini gitmesi gereken noktaya biraktiktan sonra Queenstown’daki otelime ufak sehir turu yaptiktan sonra ulastim. Otelim gol kenarinda bulunan ‘Rydges Lakeland Resort’ isminde muhtesem gorunen ve merkezi konumlu biyerdi. (Rydges Lakeland Resort, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $35) Bu otelde az bir ucret farki odeyerek gol manzarali odada kalmanizi oneririm.

     Queenstown’daki ilk sabahimda onceden internet uzerinden rezervasyon yaptirdigim www.shotoverjet.com ‘Shotover Jet’ aktivitemi gerceklestirmek uzere yola ciktim. Shotover jet aktivitesi Queenstown sehrinin en onemli aktivitelerinden birisi. Ozellikle adrenalin tutkunu kisilerin tercih ettigi bu aktivitede Queenstown nehrindeki kanyonlarin arasinda cok deneyimli bir pilot esliginde hizli ve heyecanli jet bot deneyimini gerceklestirebilirsiniz. Zaman zaman pilotun, jet bot hizla giderken kendi cevresinde 360 derece, dondurmesi heyecaniniza heyecan katan unsurlardan biri olacaktir. Videolarini www.youtube.com adresine ‘Queenstown Shotover Jet Adventure’ yazarak izleyebilirsiniz. Bu keyifli, 30 dk suren aktivite icin $90 ucret odedim. Eger gunun ‘Sunrise Jet’ diyeadlandirilan ilk bot turuna katilirsaniz $75 ucret odeyerek de bu adrenalin dolu dakikalari gecirebilirsiniz. Ama unutmayin, ozellikle sonbahar ve kis aylarinda kanyonun da etkisiyle hava derecesi eksi derecelere dustugunden siki ve kalin giysiler giymenizi tavsiye ederim. Bu eglenceli bi okadar da yorucu aktivitem ardindan www.tripadvisor.com listesinde ilk siralarda gordugum ‘Taco Medic’ isimli mekana gitmek uzere kanyondan ayrildim. Bu ufak mekan sadece Tacolari ile unlu Meksikan Restauranti olup tek calisani ile ufak sirin bir karavanda hizmet vermesine karsin bu sehirde oldukca populer biyer. Zaman zaman yer bulmaninda zor oldugu bu mekanda sans eseri sirin ufak masama gecip siparisimi verdim. Ortalama kisi basi $10 odeyerek karninizi doyurabilirsiniz. Mekanda kola servis edilmediginden, kendi yaptiklari organik kolalarini tatmak da bir hayli keyifliydi. Leziz ogle yemegimden sonra Queenstowndaki diger eglenceli aktivitelerden biri olan ‘Luge’ icin yola ciktim. Luge bizim kizaklarimiza benzer ufak araclara verilen isim. Yeni Zelanda’da bir hayli populer olan bu aktivitede tepe noktadan lugelara binip hizla asagi istikamete dogru inip parkuru tamamliyorsunuz. Oncelik hedef kitlesi cocuklar olan bu aktiviteye ebeveynlerin ve buyuklerin de ilgisi kucumsenmeyecek kadar fazla. Teleferikler ile tepe noktaya ulastiktan sonra eglenceli aktiviteniz basliyor ve coluk cocuk herkes kahkahalar esliginde eglenerek bu parkuru tamamliyorlar. Bu aktivite ucreti luge binis sayiniza gore degiskenlik gostermekle birlikte ben iki binis icin kisibasi $30 ucret odedim. Detaylar icin; www.skylineluge.com Aksam saatlerinde Queenstown sokaklarini kesfetmek amaciyla yurumeye basladim. Yuruyusum esnasinda Yeni Zelanda’nin en sevdigim sehrinin burasi oldugunu dusundum. Muhtesem guler yuzlu insanlarin oldugu bu ulkede Queenstown sehrinin enerjisi cok farkliydi. Gol kenarinda ucusan martilar, sakin bir bicimde ‘an’  larinin tadini cikaran insanlar ve sokaktaki atmosferi daha da keyifli bir hale sokan sokak calgicilarini da dinlerken bu sehirde yasanabilecegini dusundum. Aksam yemegimi Flame Bar and Grill Restaurant’da yedim. Herkese siddetle tavsiye edecegim bu restaurantta tercih ettiginiz etinizi farkli soslar ile muhtesem leziz bir hale donusturuyolar. Baslangicimda kaz cigeri, ana yemegimde mantar soslu fillet mignon ve tatli icin creme brulee yi tercih ettigim yemegime 1 sisede Marlborough bolgesinden ‘Cabernet Sauvignon&Merlot’kupaji eslik etti. Bu aksam yemegi icin yaklasik kisi basi $75 odedim. Gecemi leziz kokteyller ile keyiflendirecegim ‘Ice Bar’ a gitmek uzere mekandan ayrildim. Dunyadaki ilk Ice Bar deneyimimi Queenstownda yasayacagimdan dolayi biraz heyecanliydim. Kosar adimlarla mekana gittim. Icerisi soguk oldugundan ve herseyin buzdan yapilmis olmasindan dolayi kalinca bir mont eldiven ve sapka verdiler. Tum giysilerimi de giydikten sonra iceriye adimimi attim. (Queenstown Ice Bar giris ucreti ve 1 kokteyl kisibasi $20) Cok keyifli ve bir okadar da soguk bir atmosfer vardi. Passion Fruit kokteylimi icip cok da gec olmadan otelime dondum cunku bir sonraki gun muhtesem bir gun olacagindan emindim.

     Evet yine buyuk gunlerden birindeydim cunku Milford Sound turumu gerceklestirecektim. Aracim olmasina ragmen gunubirlik ve uzun bir surus gerektirdiginden bireysel olarak bu tura gitmektense aracimi kiraladigim Jucy Rentals sirketinin organize etmis oldugu Milford Sound turuna rezervasyonumu yaptirmistim. Kisibasi $70 ucret odedigim bu tur benim transferimi gerceklestirecek ve bot turu organize edecekti. Detaylar icin; www.juicycruize.co.nz Sabah erken saatlerde otelimden alindim ve Milford Sound’da cikacagim bot turu icin limana dogru hareket ettik. Yol yaklasik 3.30 saat suruyor. Unutmadan kendi aracanizla gitmeyi tercih ederseniz en son ‘Te Anau’ sehrinde benzininizi doldurmayi unutmayin cunku yol boyunca benzinci bulamayacaginizi bilmenizi isterim. Ayrica Milford Sound’a kucuk pirpir olarak tabir edilen ucaklar ile ulasmaniz mumkun fakat kisibasi $350 odemeyi gozden cikarmaniz gerekmekte. Muhtesem manzaralar esliginde ve kisa fotograf molalari ile birlikte Milford Sound’a ulastiktan sonra bot turumu gerceklestirmek uzere botta yerimi aldim. Yaklasik 2 saat suren bot turunda Yeni Zelanda’nin Buyuk Okyanusa acilan kanyonlarini gormek cok heyecan vericiydi. Heryerde de oldugu gibi muhtesem bir doga ve selaleler sizi karsiliyordu. Bot turum sirasinda tek basina tura katilmis 14 yasindaki Guney Koreli genc bir ogrenciyle tanistim. Bugenc yasina ragmen bu cesaretinden dolayi onu tebrik ettim; kisa bir sohbetin ardindan tekrar dunyanin herhangi bir noktasinda karsilasma temennisiyle yanindan ayrildim. Donus yoluna gectigimizde ne kadar yoruldugumu hissettim. Tum yolu yesilliklerdeki otlayan koyunlari izleyerek gecirdim. Yeni Zelanda’da heryerde koyunlari goreceksiniz ve bukadar fazla olmalarina gercekten inanamayacaksiniz. Tekrar Queenstown sehrine varisimiz ardindan bu sefer cok fazla onerilmis olan ‘Fergburger’ adli hamburgerciye aksam yemegimi yemek uzere gittim. Kapidaki siradan da anlayacagim uzere gercekten cok populer olan bu mekanda hamburgerler oldukca lezzetliler. Hamburger, patates ve yanina eslik eden yerel bira ile kisi basi yaklasik $17 dolar ucret odedim.

     Seyahatimin son gunlerine yaklasmanin vermis oldugu huzun ile birlikte sabah erken saatlerde uyandim. Yola koyulmadan once Yeni Zelanda’nin meshur ‘Manuka Bal’larindan almak uzere sehir merkezine gittim. Bu ballar ayni zamanda bunyeye cok yararli olup medikal anlamda da bırcok faydası olan antıbakterıyel organik ballarmis. Size tavsiyem Yeni Zelanda’dan getirilebilecek en guzel hediyeler Manuka ballari. Cok da oyalanmadan tekrar yola koyuldum. Son duragim Yeni Zelanda’nin 2011 yilinda yasamis oldugu deprem sonucu yikilmis ve yeni yeni toparlanmaya calisan ‘Christchurch’ sehriydi. Queenstown Christchurch arasi yaklasik 490 km olmakla birlikte yol uzeri karsiniza cikacak sarapevlerini, baglarini ziyaret etmenizi oneririm. Keza ben Gibbston vadisinde cok sirin bir sarapevine girdim ve kendi uretimi olan saraplarini hazirladiklari guzel bir peynir tabagi esliginde tattim. Seciminizi sadece sarap tadimindan yana kullanirsaniz kisibasi $5 odeyerek 5 farkli Yeni Zelanda sarabini tadabilirsiniz. Bunlar genelde iki beyaz, iki kirmizi ve roze saraplar oluyor. Bu yeni dunya ulkesi diye tabir edilen Yeni Zelanda sarap uretiminde bir hayli iddiali ve kalitelerinden kesinlikle odun vermeden uretimlerini gerceklestırıyorlar. Sayet sarapla ilginiz varsa Yeni Zelanda saraplarinin dunyadaki yerini bilmeyeniniz yoktur. Arac kullanmamdan dolayi sarap icmektense sarap tadimini tercih edıp tekrar yola koyuldum. Uzunca surusun ardindan ‘Christchurch’ sehrine ulastim. Gorduklerim gercekten anlatilanlardan daha fazlaydi. Tamamen insaat halinde olan bu sehri gordugumde oradaki insanlarin deprem sirasinda gercekten ciddi kayiplar verdigini anladim ve bu duruma cok uzuldum. Yeni yeni toparlanmakta olan bu sehir yasadiklari deprem felaketi uzerinden 4 yil gecse dahi yaralarini ancak sarmaya baslamis. Ufak sehir gezintimin ardindan rezervasyonum olan otelimde dinlenmek uzere konaklayacagim yere gectim. (Southwark Apartments, iki kisilik odada kisibasi gecelik ucret $35)

     Sabah erken saatlerde aracımı Jucy ofısıne bırakmak uzere yola cıktım. Bu sehır artık son duragım olacagından dolayı araca ıhtıyacım olmayacaktı. Aracımı bıraktıktan sonra cok fazla yapılabılecek bır aktıvıtenın olmadıgı Chrıstchurch sehrınde yurumeye basladim karsıma cıkan Hagley Parkta ufak gezıntımın ardından ogle yemegımı yemek uzere ‘Pedro’s House of Lamb’ e gittim. Ufak bi karavanda hizmet veren bu mekana gitmenizi siddetle oneririm zira unutamayacagim yumusaklikta pismis kuzu eti yedim ve yaklasik kisibasi $13 ucret odedim. Christchurch oyle bir sehir ki, yeniden insaat halinde olan binalara bile tanitim ve gezi amacli ekstra turlar organize ediyorlar. Benim cok ilgimi cekmediginden dolayi rotami sehir merkezindeki acik pazar havasinda olan ‘Re:Start Mall’ a yonelttim. Burada bolca cafeler ve hediyelik esya dukkanlari bulmaniz mumkun. Biraz dolastiktan sonra aksam yemegi oncesi dinlenmek icin otelime dogru yururken yol esnasinda bizim Istiklal Caddesindeki tramvayimiza benzer ‘Tram’ adi verdikleri bir arac ilgimi cekti. Bu aracta aksam yemeginizi yerken tum sehri gezmeniz mumkunmus fakat ben aksam yemegi tercihimi Christchurch’un en unlu hint restauranti olan ‘Coriander Restaurant’ dan yana kullandim ve pisman olmadim. Ortalama $30 ucret odedigim aksam yemeginden mutlu sekilde ayrildim. Christchurch sehrini diger sehirlerden farkli kilan ise gece hayati. Otelime yuruyus esnasinda tum barlarin onunde uzunca kuyruklari gormek bir hayli beni sasirtti. Diger sehirlerde rastlamadigim bu durumu yalnizca bu sehirde gormustum. Cok gecmeden bunun sebebinin yikilan bu sehirde gece hayati haricinde eglenilecek pek fazla aktivenin olmamasindan kaynakli oldugunu ogrendim. Gecirecegim son gecem icin otelime dogru yola koyuldum. Bir sonraki gun beni cok uzun bir yolculugun bekledigini biliyordum.

     Artik Yeni Zelanda’ya veda etme zamaniydi. Sabah erken saatlerde uyandim ve Christchurch Havaalanina onceden ayarladigim shuttle ile transferimi gerceklestirdim. Kisibasi $15 ucret karsiliginda bu hizmetten yararlanabilirsiniz. Ilk ucusum Christchurch sehrinden Auckland sehrine olacakti. 1.30 saat surecek bu ucus icin $70 ucret odedim. Ucusumu ‘Air New Zealand’ ile gerceklestirdim. Star Alliance uyesi olan bu havayolu sayesinde Miles&Smiles Gold kartim oldugundan havaalanindaki lounge hizmetinden yararlanmak bir hayli hostu. Auckland’a inisimi takiben pasaport islemlerimi tamamlayip ucusumun ikinci ayagi olan Auckland Kuala Lumpur seferimi Malezya Havayollari ile gerceklestirdim. Ucus suresi yaklasik olarak 11 saat surmekte. Aradaki 3 saatlik aktarma suremi dinlenerek gecirirken gercekten yorucu bir yolculuk oldugunu dusunmeden edemedim. Onumde beni bekleyen 11 saat 30 dakika surecek olan Kuala Lumpur Istanbul ucusum icin tekrar ucakta yerimi aldim. Bu son ucusumu gerceklestirirken, yasadigim farkli deneyimleri, tanistigim kisileri, tattigim o leziz yemekleri dusundum. Gercekten bende fazlasiyla etki birakan bu ulkeyi cok ozleyecektim. En cok da muhtesem dogasini ve gulumsemenin yuzlerinden eksik olmadigi o guzel insanlarini. En kisa zamanda tekrar bu ulkeyi ziyaret edebilme temennisiyle uykuya daldim.

     Yeni Zelanda ve diger gezdigim ulkeler ile ilgili fotograflara instagram:travelforpace hesabindan ulasabilirsiniz.

Diger sorulariniz icin iletisim mail adresim: baris_darga@hotmail.com adresinden yazabilirsiniz.

Yeni Zelanda Pratik Bilgiler:

 Başkenti: Wellington 

Resmi Adı: Yeni Zelanda

Saat Dilimi: GMT+13

Telefon Kodu: +64 

Para Birimi: Yeni Zelanda Doları (NZD)

Resmi Dili: Ingilizce 

Dini: Hristiyanlik 

Yüzölçümü: 270.000 km² 

Nufus: Yaklasik 4.500.000.000

Ucus Suresi: Aktarmali olarak yaklasik 24-30 saat arasi degismekte

2 Yorum
  1. Zeynep Toker 4 sene önce

    Tam bir Avustralya rehberi olmuş elinize sağlık @travelforpace

  2. mert ve eda dönmez 3 sene önce

    İnşallah bir gün biz de gideriz.

    Yazı için de tebrikler.

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account