DÜNYANIN EN YAŞANASI ŞEHRİ :BERLİN

BERLİN

440 Galeri ve 3000 sergi ile Avrupanın sanatsever kenti Berlin.Yeni  ile eskinin mükemmel sentezi. Bu şehirde herkes kendinden birşeyler bulabilir.Tarihse tarih,sanatsa sanat ,eğlenceyse eğlence ve daha bir sürü şey.Berlin çok kozmopolit bir şehir ,birçok farklı milleti içinde barındırıyor.Berlin kocaman parkları ile size nefes alabileceğiniz,kafanızı dinleyebileceğiniz alanlar sağlayan tam yaşanacak bir şehir.

Berlinde nerelere gidilir derseniz,seçeneğiniz çok fazla emin olun gezmeye doyacaksınız.

Müzeler Adası

Berlin’in Mitte Bölgesinde yer alır.Adından anlaşıldığı üzere Berlin en önemli müzelerinin bulunduğu alandır.Bunların en önemlileri Eski Ulusal Galeri(Alte National Galeri) Bergama Müzesi(Pergammon Museum) ve Eski Müzedir(Altes Museum).Müzeler pazartesi günleri kapalıdır,giriş ücretleri 10-12 Euro civarı fakat birden fazla müze ziyaret etmeyi düşünüyorsanız Museum Pass Berlin almanız daha yararınıza olur.

 Eski Ulusal Müze ;

Burası Almanya’yı ulusal anlamda temsil eden en değerli resim müzesidir. İçeride Caspar David Friedrich, Monet , Renoir gibi ünlü birçok ressamın resimlerine rastlayacağınız gibi Osman Hamdi Bey’in de eserleri bulunmaktadır.Kesinlikle görmenizi tavsiye ediyoruz.

Bergama Müzesi;

İsminden de  anlaşıldığı  üzere müzede sergilenen eserler  Alman arkeologların  Osmanlı topraklarında  kazılarda ortaya çıkardıkları eserlerdir.Müzenin en değerli şaheseri ”Zeus Sunağı” (M.Ö 2 yy) büyük bir tadilata girdiğinden dolayı 2026 yılına kadar tadilatta.Bizden söylemesi.

Daha modern müzeler ziyaret etmek isterseniz Body-Menshen Museum (insan anatomisi müzesi)veya Madame Tussauds Müzesini gezebilirsiniz.

2.Brandenburg Kapısı(Brandenburger Tor)

Brandenburg kapısı şüphesiz Almanya’nın simgelerinden biridir.Neo klasik mimarisi ile önünde kesinlikle bir fotoğrafınız olmalı.Kapı üzerinde ”Quadriga” ismi verilen atlı heykel yer alır.1806 yılında Napolyon Berlin’i işgal ettiğinde zaferinin göstergesi olarak Quadriga’yı alıp Paris’e götürmüş ancak Napolyon’un tahttan indirilmesi ile heykel evine tekrar dönmüştür.

3.Holocaust Anıtı

Yahudi soykırımında hayatını kaybeden yahudilere adanmış bir anıt mezardır.Mezarlığı andıran taş bloklar yalınlıkları ile aslında içinde gezinirken size bir çok şeyi anlatıyorlar.

4.Tiergarten

Berlin’in bu parkı en uzun ve en yeşil parkı olduğu için New York’un Central Parkına benzetilmektedir.Tiergarten şehrin tam  göbeğinde sizi şehir havasından alıp götüren  yemyeşil ve tertemiz bir alandır. Parkta yürüyüş yapan,evcil hayvanlarını gezdiren ,sincapları besleyen ,kitap okuyan insanları görünce kıskanmadık desek yalan olur.Şehrin ortasında bir cennet sanki.Keşke bizlerde yeşilliğe bu kadar değer versek.

5.Zafer Sütünu(Siegessäule)

Ben hep altın kız dedim ona :D.Bir tarafı Brandenburg kapısı diğer tarafı Tiergarten.19 yy sonunda Prusyalıların Danimarkalıları yenmesi anısına Heinrich Strack tarafından inşa edilmiştir.8,3 m uzunluğunda 35 ton ağırlığında olan kızımız size panaromik manzarada sunuyor.Dileyen 285 basamak çıkarak Berlin’e tepeden bakabilir.

6.Kreuzberg

Girer girmez Türkçe tabelalar ile size adeta Türkiyedeymişsiniz hissi yaşatan yer.Türklerin en yoğun yaşadığı bölge olduğundan küçük  İstanbul olarak adlandırılıyor.Bir diğer özelliği ise artık alternatif mekanları ile öğrencilerin uğrak noktası haline gelmiş.Yani artık burası Berlin’in eğlence hayatının en önemli yerlerinden biri olmuştur .Buraya Berlin’in Karaköy’ü de demek mümkün.

7.Berlin Duvarı(East Side Gallery)

1.3 Km uzunluğu ile Dünya’nın en büyük açık hava galerisidir.Burası Berlin duvarının çok uzun bir parçasıdır ve üzerinde çeşitli graffitiler vardır.Dünya’nın bir çok yerinden sanatçıların resimleri ile donatılmıştır.En populer olanı ise öpüşen adamlardır.Birbirlerini Rus adetlerince öpen bu adamlar Eric Honecker ve Leonid Brejneu’dur.Graffitinin altında, türkçesi”Tanrım bana bu ölümcül aşktan çıkmam için yardım et” yazmaktadır.

8.Alexander Platz

Berlinin kalbi olarak adlandırılan bu mekan kafe ve dükkanları ile size alışveriş ve dinlenme olanağı sağlar.Meydan Mitte Bölgesinde Spree Nehri ile Berlin Katedrali yakınında yer almaktadır.Genellikle halk arasında ”Alex”  kısaltması ile kullanılır.Birşeyler yemek isterseniz tavsiyemiz Vapiano adlı restorantta makul fiyatlarla çok lezzetli yemekler yiyebilirsiniz.Alışveriş için de bizim Avrupada ki favori mağazamız ”Primark”olmazsa olmazımız.Bu meydanda da büyük bir tane var.Fiyatları euro kuruna rağmen ucuz bir mağaza ve ürünleri kaliteli., 

9.TV Kulesi (Fernsehe Turm)

Şehrin çoğu yerinden görebileceğiniz TV Kulesi de Alexander Platzda yer alıyor.Kule sadece Berlin’in değil Almanya’nın en uzun yapısı.Berlin manzarasını yukardan seyretmek için 7 euro ücret ödeyerek kulenin en üstüne çıkabiliyorsunuz.

10.Berlin Katedrali(Berliner Dom)

Klise müzeler adasında Spree Nehri kıyısındadır.Barok mimari yapısı ile dikkat çeker.15. yy dan bu yana ayakta olan kilise şehirdeki bir çok yapı gibi 2. Dünya Savaşı sırasında ciddi bir hasar görmüş.Restorasyon çalışmalarından sonra 1993 yılında tekrar ziyarete açılmıştır.

11.Check Point Charlie

Bölünmüş Berlinde doğu-batı geçiş noktası olarak kullanılan kapıdır.Bu noktada Sovyet-Amerikan askerleri nöbet tutarlardı.Günümüzde sembolik olarak kalan bu kapıda asker ünüformalı kişiler hala durmakta ve isteyenlerle ücret karşılığında fotoğraf çektirmektedirler.

12.Yıkık Kilise (Kaiser-Wihelm )

1895 yılında Alman İmparator I.Wilhelm anısına yapılmış ve Batı Almanya’nın simgesi olmuştur.1943 yılında bombalanmış ve hasar görmüştür ve restore edilmeden öyle kaldığından dolayı da” Yıkık Kilise” denmektedir.

Ne yiyip ne içmeli?

Berlinden yemeden içmeden ayrılmamanız gereken lezzetler;

Gemuse Kebap:

Türkiyede bol bol yiyoruz zaten burada da  mı döner yiyeceğiz demeyin lezzeti çok farklı.Etleri lezzetli porsiyonları çok büyük(Porsiyonu 13 Euro).Ayrıca zaten sadece Türkler değil Almanyada yaşayan herkes döneri milli yiyecekleri olarak kabul etmiş görünüyorlar.Biz genelde İmreni tercih ettik ama Hasır ve Mustafa’s Gemuse Kebap diğer populer dönercilerimizden .

Berliner Weisse:

Berlin beyazı anlamına gelen Berlin’e özgü bira çeşididir.Buğday Birasına meyve şurubu eklenerek elde edilen,biradan çok kokteyli andıran Berlin lezzeti.Kırmızı ve yeşili var .Farklı bir tat denemenizi öneririz.

Berliner-Krapfen:

Biz her nekadar ona  Berliner desekte siz fırınlarda ”Krapfen” diye arayın arkadaşı.İçi marmelatlı dışı pudra şekerli muhteşem lezzet.Oturduğunuz her kafede bulabilirsiniz.Ve her bulduğunuz yerde yiyebilirsiniz.Heryer de çok lezzetli yapılıyor.Hatta marketlerde donmuş hali de satılmakta,onlarda gayet lezzetli.

Ulaşım:

Şehrin büyüklüğüne rağmen metro(U-Bahn)ile oldukça kolay.İsterseniz günlük binişlik kartlar alarak otobüsleride tercih edebilirsiniz.

İYİ GEZMELER 🙂

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account