Büyüleyici Chiang Mai Yeme İçme Üstüne

Yemek kültürünün kuzey Tayland da diğer bölgelerden oldukça farklı olduğunu söyleyebilirim.  Burma ile yakın olmaları yemek kültürünü oldukça etkilemiş. Köri (yeşil, sarı ve kırmızı olarak çeşitleri var) yemeklerine bayılıyorlar. Curry bizdeki gibi toz değil, birçok bitkinin acı biber ile beraber havanda hamurumsu bir kıvama gelene kadar ezilmesi ile yapılıyor ve yemeklere bu şekilde ekleniyor. Tat olarak bizim bildiğimiz köriden çok farklı.

Khao Soi (Kalın nuddle ve curry ile yapılan bol sulu ve etli yerel yemek, Japonların ramen’ine çok benziyor), Sai veah (bol baharat ve sebze ile yapılmış sosis) buranın ünlü yemekleri. Kuzey mutfağını ben çok beğendim. Burada en çok şaşırdığım şey yemeklerin çok acılı olmamasıydı, ancak bu bölgede yaşayan expat ve turistlerin etkisi ile yabancıların yemeklerini acısız yapma alışkanlıklarından kaynaklanmış olabilir. Bu konuda hassas iseniz, siz yine de tedbiri elden bırakmayın ve sipariş verirken acısız veya az acılı istediğiniz konusunda garsonu uyarın.

Yerel restoranlarda yemek yerken mutlaka sticky rice da sipariş edin. Yemekten önce ellerinizi güzelce yıkayıp, sticky rise’ınızı eliniz ile yiyebilirisiniz. Küçük bir parça sticky rice el ile koparıp, parmak uçlarınızla hafif bir kuvvet uygulanarak top şekline getirin. Bizim ekmek bandırmak olarak tabir ettiğimiz şekilde, yemeklere bandırarak keyfini çıkarabilirsiniz. Yerel bir restoranda iseniz çevrinizdeki yerel halkın da böyle yediğini ve bu şekilde yediğiniz için sizi sempati ile izlediğine şahit olabilirisiniz. Gelelim benim tavsiyelerime.

STREET FOOD: Tayland denince akla ilk gelen şey tabi ki sokak yemekleri. Her an her yerde karşınıza çıkacaktır. Özellikle Cumartesi ve Pazar günleri kurulan gece pazarları bu konuda birbirinden leziz tatları yakalamanız için çok önemli bir fırsat. Pazar günü kurulan akşam pazarı şehrin içinde olduğu için yemek yerleri genelde tapınak bahçelerine kurulmuş. Tecrübe edilmesi gereken bir deneyim. Boş yemek kaplarınızı ve şişelerinizi geri dönüşüm için ayrıştırarak atıyorsunuz. Kalan yemek artıklarını sokak hayvanlarına verilmek üzere ayrılmış olan bidonlara bırakmayı sakın unutmayın. Tapınak görevlileri bu konuda size yardımcı olacaktır. Bol çeşit tadıp midenizi doldurmaktan korkmayın, Pazar yeri yemekten sonra uzun bir yürüyüş yapmanızı sağlayacak kadar geniş. Haftasonu dışında Cumartesi akşam pazarının kurulduğu şehir kapısı civarında bol sayıda sokak satıcısı bulabilirisiniz. Yemek dışında, Chiang Rai de Kayan Village da yediğim ev yapımı coconut dondurmasını ve sadece bu bölgede yetişen elma büyüklüğündeki ananası taze olarak denemenizi tavsiye ediyorum. Mayıs ayı bu küçük ananasın en bol ve tatlı olduğu mevsimmiş. Yine aynı zamanda Durian meyvesi de bu mevsim bol ve lezzetli. Yakınlarınızı bu güzel meyvelerden mahrum bırakmak istemezseniz kurutulmuş ve paketlenmiş olarak alıp yanınızda götürebilirsiniz. En doğal tat için şeker eklenmemiş olanları tercih edin. Hemen hemen her yerde kurutulmuş meyve satılıyor, en fazla çeşit için Maya Alışveriş merkezinde sadece kuru meyve satan çok büyük bir mağazaya uğrayabilirsiniz.

BBQ RESTORANLAR: Koreden çıkıp tüm Asya’yı kasıp kavuran barbekü restoranlar burada da çok seviliyor. Açık menüden yiyecekleri çiğ olarak alıp masanızda kendiniz pişiriyorsunuz. Kişi başı fix bir ücret ödeyip dilediğinizce yiyorsunuz. Masanıza alıp yemeden bırakılan yemekler için ayrı ücret alabiliyorlar. Her seviye bütçe için bir bbq restoran bulmak mümkün. Ben şehrin arka mahallelerinden birinde şansımı denedim, daha önce çok daha iyilerinde yediğim için burası beni fazla tatmin etmedi.

HUEN PEN: Old town içinde, kuzey mutfağının (Lanna Cuisine) lezzetlerini tadabileceğiniz, genelde yerel halk tarafından bilinen ve öğle yemeği saatlerinde uzunca sıralar bekleyebileceğiniz bir mekan. Bu nedenle normalden biraz geç gidilmesini tavsiye edebilirim. Turistlerinde uğrak yerlerinden olmaya başladığı için birkaç masa turist görmeniz muhtemel, İngilizce menüleri var ve İngilizce konuşan garson bulabiliyorsunuz. Aslında menüye çok ihtiyaç yok, bizdeki esnaf lokantası mantığında, girdiğinizde cam bölme arkasında 15-20 çeşit yemek var, buradan seçip garsona siparişi burada verebilirsiniz. Ben kaldığım süre boyunca birkaç defa burada yedim, tezgahta beğendiğinizi alın derim. Tatlı için midenizde mutlaka boş yer bırakın, taze kokonat sütünde servis edilen bir tatlılarını mutlaka deneyin. Fiyatlar oldukça makul, 2-3 çeşit yemek için 8-10 dolar arası bir ödersiniz. Thai mutfağı ve özellikle kuzey yemeklerine meraklı iseniz burada yemeden kesinlikle dönmeyin.

Bu kadar lezzetli yemeklere rağmen beni burada en çok etkileyen şey yemekler olmadı. Restoranın tam karşısında öğleden sonra saat 3 gibi dağılan bir okul var. O saatlerde orada olursanız çocuklarını almaya genellikle motorla gelmiş ebeveynleri ve okul çıkışı çevrede küçük atıştırmalıklar yapan cıvıl cıvıl genç thaileri bulabilirsiniz. Her ne kadar İngilizce bilmeseler ve yabancılara karşı biraz ürkek olsalar da beraber birkaç selfie veya atıştırmalık abur cuburlar için asla sizi reddetmiyorlar.

KHAO SOY NIMMEN: Yerel lezzetler için doğru tercihlerden biri. Nimmen road u kesen ara sokaklar arasında gezerken kaybolup yüzlerce butik kafe ve restorandan birinde mola verip inanılmaz keyifli zaman geçirebilirsiniz. Benim uğrak noktam da burası oldu. Bahçede değil, içeride oturmayı tercih ederseniz bir cam bölme ile ayrılmış mutfağı ve yemeklerin hazırlanışını gözlemleyebilirsiniz. Adından da anlaşıldığı gibi kesinlikle khao soi deneyin. Tabağa yerleştirişleri ile bir sanat. Yengeç efsane görünüyordu, ama ben gittiğimde kalmamıştı. Kesinlikle denenebilir. Burası için benim gizli favorim Yod Fuk Maw Nam Man Hoi ( Stir fried Chinesee Kale with Oyster Souce) Zeytinyağlı soğuk otlara bayılan bir Egeli olarak, tavada hızlı ateşte yapılan soslu ot yemeği beni benden aldı. Acıya biraz tahammülünüz varsa mutlaka içine 2 veya 3 tane biber atmalarını isteyin. Fiyatlar uygunca, 2 çeşit yemek için 6-7 dolar hesap ödedim.

THE SWAN BURMESE CUISINE:  Tarihleri iç içe geçmiş insanlar, gün gelmiş savaşmışlar, gün gelmiş beraber yaşamışlar. Yunan – Türk dostluğu gibi. Bu durumda da mutfakların birbirinden etkilenmemesi düşünülemez tabi. Kuzey mutfağında Burma etkisi kesinlikle hissediliyor.Yine de saf burma mutfağı için burayı bir deneyin. Cumartesi gece pazarı kurulan şehir kapısına çok yakın, içeride güzel bir bahçesi var. Sıcak taze börülce salatası kesinlikle favorim, 2 gün sonra dayanamadım gidip tekrar yedim. Menülerde yemekleri detaylıca anlatmışlar, zevkinize göre bir yemek mutlaka bulursunuz. Porsiyonları oldukça büyük, çok çeşit yapmayın. Fiyatlar normal seviyede.

HUEN MUAN JAI: Gitmeden önce yerli arkadaşlarımda tavsiye almaya çalıştım, konu bu mekan ise tavsiye yok, her şey güzeldir dediler. Öyle de oldu. %100 yerel, benim bulunduğum süre içinde bir tane turist gelmedi. Ben ne kadar turist görmesem de İngilizce menü ve web sayfaları var. Oldukça keyifli bahçesi var. Oldukça fazla çeşit yemek seçeneği var ve her şey çok güzel. Değişikliklere açık iseniz ve mideniz sağlamsa kurbağalı Tom Yum gibi her yerde bulunmayan bir tercih yapabilirsiniz.

KALAE RESTAURANT: Tropik ağaçlarla çevrili küçük bir göl kenarında huzur dolu bir yemek isterseniz, kesinlikle burayı bulun ve gelin. İnanılmaz güzel bir çiçek bahçeleri var, değişik renklerin içinde kaybolabilirsiniz. Havanın yağmursuz olması ve açık havada göl kenarında oturabilmeniz çok önemli. Ben tatlı bir yağmurda 2-3 saat kadar burada mahsur kalıp biraz ıslansam da, hayatımda geçirdiğim ender huzurlu zamanlardan birini burada geçirdim. Masanıza kadar gelen kuşlar veya ayağınızın dibindeki gölde yaşayan yayın balıkları sizi aç gözlerle izleyip, yemeklerinizi onlarla paylaşmanızı bekleseler de, yasak olduğu için bunu yapamıyorsunuz. Yasaklar bozulmak için koyulmuştur mantığı ile garsonlara belli etmeden balıklara sicky rise verebilirseniz zararı olmaz, ancak diğer yemekler hayvanları ve çevreyi olumsuz etkileyebilir. Yakınlarda bulunan havaalanında kalkan uçaklar ara sıra gürültü yapsa da, havacılık düşkünleri için ayrı bir zevkli yer olduğu kesin. Yönetim göl kenarı masalardan extra %10 servis bedeli almasına rağmen fiyatlar normal seviyede idi.

THE FACES: Cumartesi gece pazarına çok yakın, old town surlarının içinde, dar bir ara sokak içinde gizlenmiş harika bir mekan. Bahçesine girer girmez büyülenmeniz çok muhtemel. Chiang Mai’nin ne kadar sürprizlerle dolu olduğuna kanıt bir başyapıt. Tarihi eser kıvamında, aslına uygun yapılmış birçok heykel ve onları çevreleyen muazzam bir peyzaj. Yüzyıllar önce terk edilmiş ve doğanın hakimiyetine geçmiş bir çok tapınak ve şehir görmüştüm. Burası bende oralardaymışım gibi bir his uyandırdı. Atmosferin aksine genelde batılı turistlerin geldiği ve batı mutfağının hakim olduğu bir menüye sahip, yine de yerel ve lezzetli seçenekler var. Bölgenin en lüks ve hijyen mekanlarından biri, fiyatlar bunu kesinlikle kanıtlıyor, ancak bir kere tecrübe etmek için çok pahalı sayılmaz. Laos un meşhur beyaz ve siyah birasını deneyebilirsiniz.

THE GOOD VIEW RESTAURANT: Şehrin can damarı olan Ping Nehri kıyısında, gün boyunca ve akşamları keyifle nehir manzarasının keyfini çıkarabileceğiniz yeşiller içinde bir mekan. Menü çok zengin ve sokak yemeğini aratmayan lezzette.  Canlı müzik için bar kısmı veya karaoke bölümü içinde burayı tercih edebilirisiniz. Güzel vakit geçireceğiniz garanti. Turistlerin uğrak yerlerinden, rezervasyon kabul ediliyor.

RIVERSIDE RESTAURANT: The good view’a komşu olan bu mekanın bahçesindeki iskeleden kalkan bir tekne-restoran var. Akşam yemeği için belli saatte hareket ediyor, akşam yemeğinizi nehir gezisi sırasında alıyorsunuz. Bunun için kişi başı sabit bir ücret ödeniyor. Ben gitmedim ancak bir sonraki ziyaretimde yapılacaklar listesinde en başta.

KAHVE: Asya da bu kadar güzel butik kafeleri olan başka bir yer görmedim. Şehirde birkaç starbucks  var, ama bu kafeler varken SB de vakit geçirmek aklımın ucundan bile geçmedi. Nimman Road civarı irili ufaklı ve gerçekten çok iyi kahve bulabileceğiniz yerler var. Ristr8to bunların başında geliyor. Birbirine yakın olan iki şubesi var, ödül almış birçok sıcak veya soğuk kahvesi var, özellikle sunum konusunda çok başarılılar. Signiture kahvelerden birini deneyebilirsiniz. Oldukça arkadaş canlısı çalışanları olan bu mekan, birçok kişiyle tanışabileceğiniz sıcak bir ortam sunuyor. Kahvemi içerken bişeyler okumayı tercih ederim diyorsanız hemen yakınlarda bulunan Dolcetti, tadını unutamayacağınız flatwhite veya sıcak, soğuk veya smoothie kıvamında alabileceğiniz bir signiture kahveye sahip.

BARLAR: Gece hayatı bu şehrin ünlü olduğu şeylerden biri kesinlikle değil. Geç saatlere kadar açık, kalabalık büyük tesisler beklemeyin. Şehrin geneline yayılmış ufak tefek publar ve barlar var, mekanlar birçok batılı turist ile tanışıp sohbet edebileceğiniz çok gürültülü olmayan yerler. Ancak bunlar genelde gece 12 ye kadar hizmet veriyor. Yerel arkadaşlarınız olursa veya en az 3-4 kişi çıkacaksanız, özel odaları olan karaoke barları deneyebilirsiniz. Karaoke yanında canlı müzik seçeneği de olan ve kalitesiyle diğer yerlerden kendini ayrıştıran The good view restoranın barı değerlendirilmesi gereken bir seçenek. Bu kadar yolu geldik, dans etmeden dönmem diyorsanız kısmen daha geç saatlere kadar açık olan ve şehrin dans tutkunu gençlerinin toplandığı Zoe in Yellow neredeyse bu konudaki tek seçenek. Old town içindeki bu mekanın biri yarım açık, biri kapalı 2 bölümü var. Genelde backpacker arkadaşların rağbet ettiği ve yaş ortalamasının da oldukça düşük olduğunu söylemeliyim. Burada birbirine komşu olan 48 Garage gibi birkaç mekan daha bulunuyor.

0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account