Ağustos ayında Beyrut’a gidilir mi?

Gidilir sevgili arkadaşlar. Deniz ve güneş anlamında Akdeniz özellikleri gösteren Lübnan’ın başkenti Beyrut, aslında gündüz ve gece farklı deneyimler sunuyor size. Buyrun anlatmaya başlıyorum. Öncelikle aşağıdaki iki şarkıyı fona alalım 🙂

 

Beyrut’un gerçekten Doğu’nun Paris’i cümlesini hak ettiğine ikna oluyorsunuz gidince. Beyrut sizi şaşırtacak bir şehir. Ağustos’un ikinci haftası yaklaşık 2 saatlik uçuşun sonunda akşam saatinde Refik Hariri Havaalanı’na indiğimde İstanbul’a benzeyen bir trafikle,sıcak ve güleryüzlü insanlarla karşılaştım.Dikkat çekici diğer özellikleri ise yemyeşil ve çok temiz olması.Başta da söylediğim gibi Akdeniz özellikleri yaşıyor bu kent.Havaalanı şehre yaklaşık 15 dakika uzaklıkta olduğu için şehir merkezine ulaşımda hiç zorlanmıyorsunuz. Taksi kullanırken pazarlık etmeyi unutmayın 🙂 Para birimleri Lübnan Lirası ve şuan 1 dolar yaklaşık 1510 Lübnan Lirası. Dip not olarak,neredeyse her yerde dolar kullanılabiliyor ve hemen hemen bütün hesaplar dolar olarak ödenebiliyor. Lübnan’ın nüfusu 4 milyonu geçiyor, Beyrut’un nüfusu ise 1,5 milyon civarında. Resmi dil Arapça olmasına rağmen, İngilizce ve Fransızca, resmi dil kadar yaygın. Bazen Fransızca tek çare olarak kalabiliyor dikkatli olmak gerek 🙂

Şehrin en önemli simgelerinden biri Güvercin Kayalıkları. Bu kayalıkların değişik bir özelliği yok. Sadece simge haline gelmiş o kadar  🙂 Beyrut’un en popüler fotoğraf çekme mekanı olmuş. Dünya üzerinde güneşin en güzel battığı yer olarak da ünlenmiş.Ancak ben Türkiye’de de böyle güzel yerler biliyorum şahsen 🙂

Ardından Downtown ya da Solidere adıyla bilinen bölgeyi gezmenizi tavsiye edebilirim. Burası iç savaş sırasında en çok tahrip edilen bölgeyken şuan büyük bir değişim içinde, yaşam enerjisinin simgesi olmuş. Buradaki yapıların neredeyse hepsi yeni, ihtişamlı ve zenginliği temsil ediyorlar.

Biraz da Lübnan’ın tarihinden bahsetmek gerekiyor tam burada,1950’li yıllarda ihtişamlı bir dönemin ardından 1970’li yıllarda iç savaş başlıyor Lübnan’da. Bir Siyaset Bilimci olarak söyleyebilirim ki literatürde din ve mezhep savaşları olarak okunan bu savaşın, güç, iktidar ve para yüzünden gerçekleşmiş olması çok muhtemel. Ne yazıktır ki o dönemlerden kalan kurşunlanmış, bombalanmış binalar görüyorsunuz Beyrut’ta sık sık.

Gezilecek yerlere geri dönersek ,Beyrut’un, sahil kasabası olarak adlandırabileceğimiz bölgesi olan Byblos, mutlaka görülmesi gereken bir yer olarak listeye girer. Tarihi çarşısı, fosil müzesi,balmumu müzesi,yerel hediyelik eşyaları ve keyifli limanıyla size keyifli saatler sunuyor. Plajını da denemelisiniz.Özellikle yaz aylarında fırsatı kaçırmayın derim.Bir diğer mekan ise kesinlikle Jeitta Grotto. Beyrut’a 20 km uzaklıkta yer alan bu meşhur mağara aslında doğal bir sanat eseri. Devasa sarkıt ve dikitler mevcut, ışıklandırma sayesinde de çok etkileyici olmuş.Önce sarkıt ve dikitleri yürüyerek geziyorsunuz daha sonra da sizi bir bot turu bekliyor.Sürprizlere hazırlıklı olun.

Eğer gezelim görelim kısmı yeterli geldiyse biraz da meşhur gece hayatından bahsedelim. Bahsettiğim yerler bizzat gittiklerim olacak. Öncelikle sizi BO18’e yani Beyrut’un en ünlü yer altı kulübüne alalım.Bu mekana ulaşmak için gerçek anlamda yerin altına iniyorsunuz. Dışarıdayken içeride neler olup bittiği ile ilgili bir fikriniz olmuyor. Mekan çok geniş bir alana sahip değil,ancak aklınızda yer etmeye yetecek özellikleri var. Eğlence gece boyu aralıksız devam ediyor ve sabahın ilk ışıklarıyla birden kulübün tavanları açılıyor. Güneşin doğuşunu bu şekilde izlerseniz unutmanız mümkün değil.

İkinci mekan Sky Bar, gökyüzüne açılan bir kulüp.BO18 gibi Sky da Orta Doğu’nun & Beyrut’un gece hayatı anlayışını büyük ölçüde değiştirmiş. Dünya standartlarının üstünde olan bu mekana girmek için tıpkı BO18 gibi kesinlikle rezervasyonunuz olmalı. Yoksa kulübe giremez ve kimsenin yerinde durmadığı partilere katılamazsınız.

Son mekanımız ise White Beirut ,Sky kadar büyük olmasa da herkesin gecede bir kez uğramak istediği bir mekan.İnanılmaz bir DJ performansı göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Beyrut’ta gezilmesi gereken yerler: Beyrut şehir merkezinde Zaitunay Bay,Hamra, Downtown, El-Ömer Camii, Refik Hariri’nin mezarı, Amerikan Üniversitesi, Ulusal Müze, Arkeoloji Müzesi.Şehir dşında ise Harissa, Jeita, Byblos.

Denenmesi gereken yemekler: Fattos,Fattouche,Taoubuleh,Falafel…

Dinlenmesi gereken şarkıları paylaştım zaten,Fairouz’un sesinden etkilenmemek mümkün değil.Diğer parçalarını da öneririm..

Ben Beyrut’tan döndükten sonra Ece Temelkuran’dan Muz Sesleri’ni okudum.Ece, kitabı Beyrut’ta 9 ay yaşayarak yazmış.Kitaptan bir alıntıyla bu romantik şehre romantik bir selam göndermek istiyorum;

‘Bir insan bir insanda başka bir hayatın kapısını görünce aşık olur. Ne mutluluktur öte yandaki, ne de tadıyla meraklandıran bir acı. Aşk diye buna denir: Bir insan bir insanda tekinsiz bir ev görür’.

Yolunuzun bir gün mutlaka Beyrut’a düşmesi dileğiyle..

2 Yorum
  1. Sarp Tunca 4 sene önce

    Sırf yemekleri denemek için bile gidebilirim.

  2. feri goksel 4 sene önce

    Orta dogunun parisiydi 5sene once gitmek lazimdi

Bir Cevap Bırakın

Copyright [2018] Wanderlust - designed by myminiworks
veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account